Zeytinlik alanların madenciliğe açılmasına izin veren kanunu protesto için İkizköy-Akbelen’deki eyleme katıldık

Yoğun karşı çıkışlara rağmen geçtiğimiz günlerde Mecliste görüşülüp yasalaşan ve zeytinlik alanların talanına izin veren çevre ve halk düşmanı yasayı protesto etmek için bu uğurda yıllardır mücadele eden İkizköylülerin düzenlemiş olduğu eyleme katıldık. Halkın Kurtuluş Partisi olarak ülkemizin AKP’giller eliyle yerli-yabancı Parababalarına yeyim ettirilen doğal zenginliklerine bir kez daha sahip çıktık.

3 Ağustos Pazar günü, İkizköy-Akbelen’de saat 11.00’de başlayan eyleme çevre köylerden traktörlerle katılan köylüler bu yasaya karşı tepkilerini dile getirerek teslim olmayacaklarını söylediler. Biz HKP’liler de eylem yerine pankartlarımız ve dövizlerimizle alkışlar, sloganlar eşliğinde girdik. Yapılan konuşmaların ardından eylem imece usulü yapılan aşure dağıtımı, zeybek oyunları ve mücadele sözü verilerek sona erdirildi.

Halkçı Doğa ve Hayvanseverler pankartımız ve dövizlerimizle katıldığımız eylemde, Partimiz adına MYK Üyesi Yusuf Gençer bir konuşma yaptı. Yusuf Gençer konuşmasında şunları söyledi:

Sevgi ve Saygıdeğer emekçi halkımız, sizleri Genel Başkanı da militan bir hayvansever ve doğasever olan Halkın Kurtuluş Partisi adına sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Hepiniz hoşgeldiniz.

Öyle bir dönemden geçiyoruz ki, Yüzyılın Felaketi ile karşı karşıyayız. Öyle bir ittifakla karşı karşıyayız ki doğaya, insana, hayvana ve çevreye düşman. Birinci önceliğimiz bu Yüzyılın Felaketi AKP’giller’den kurtulmak olmalıdır. Çünkü bunların yüreğinde ne insan sevgisi var ne doğa sevgisi var ne de vatan sevgisi var. Atalarımızın kanlarıyla suladıkları bu vatan topraklarına, yerli-yabancı Parababalarının sömürü ve soygun düzeni için her türlü kötülüğü yapmaya hazırdırlar ve yapıyorlar da. Bundan sonra yapacakları kötülükler de bizi şaşırtmasın. Onun için, hani o sloganı atıyoruz ya “Kurtuluş Yok Tek Başına, Ya Hep Beraber Ya Hiç Birimiz” işte onun için, onlar ne kadar mücadele ediyorlarsa biz onların on katı kadar mücadele etmek zorundayız. Onlar iktidarlarını korumak için ellerinden gelen her türlü şeyi yapıyorsa, biz onların yaptığının on katını yapmak zorundayız. Onlar tepeden tırnağa, basınıyla, medyasıyla, parlamentosuyla, hapishaneleriyle nasıl örgütlüyse, biz de onların on katı kadar mücadele etmek zorundayız. Unutmayın “Örgütsüz Halk Köle Halktır, Örgütlü Halk Yenilmez”. Mustafa Kemal yedi düvele karşı nasıl bu vatanı kurtarmışsa, aynı heyecanla, aynı coşkuyla mücadele etmek zorundayız. Yoksa bizleri daha kötü günler bekliyor. Bu uluslararası şirketler, bu yerli-yabancı şirketler, topraklarımızın her karışını santim santim elimizden alıyorlar, almaya devam ediyorlar. Onun için bu mücadele çok kutsal bir mücadeledir. Bu gelecek mücadelesi, insanlık mücadelesi, bu dünyaya sahip çıkma mücadelesi.

Topraklarımız kuruyor, her yerde kuraklık aldı başını gitti. Bunun sebebi bu talan yönetimi değil mi? Bu zulümler yönetimi değil mi? Onun için bunlara karşı insanlığın en yüce değerlerini korumak zorundayız. Dayanışma, birlik ve mücadele içerisinde bunları alt edip Halkın İktidarını kurmak zorundayız.

Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Mücadeleye devam!”

4 Ağustos 2025
İzmir’den Kurtuluş Partililer