Nurullah Efe; Başeğmez Devrim Savaşçısı Hikmet Kıvılcımlı Usta’nın Yanında Yetişmiş, Onun Devamcısı Devrimci Bir Önder Onu Ne Baskılar, Ne Davalar, Ne Cezalar Yıldırabilir

Çünkü Genel Başkan’ımız insanlığın kurtuluş mücadelesinde özel yaşamını parantez içerisine almış bir Devrimci Önder…

Kendini insanlığın kurtuluşuna vakfetmiş gerçek bir insan…

Böylesine bilim, bilinç, inanç, kararlılık abidesi bir önder, bir insan korkutulamaz, yıldırılamaz, sindirilemez, geri adım attırılamaz ve yargılanamaz. O nedenle Önderimiz, şu ana kadar hakkında açılan onlarca davada yargılanan değil yargılayan olmuştur.

Yargılanan değil yargılayan olduğu davalardan birinin 9 Eylül’de Ankara’da fragmanı gerçekleştirildi. Yeni bir Kopuş Savunmasının gerçekleştirileceği davanın esası 14 Ekim’de görülecek.

Bu davanın trajikomik, Türkiye’de ne Hukukun ne Anayasanın, ne yasanın kalmadığını gösterir gerekçesi şudur:

Partimiz; 2014 yılında, Adana ve Hatay’da durdurulan MİT TIR’larına ilişkin, Recep Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, İçişleri Bakanı Efkan Ala ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan hakkında “savaş suçu” işledikleri iddiasıyla Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (UCM) başvuruda bulunmuştu. Bu başvuru Kurtuluş Yolu Gazetesi’nde de yayınlanmıştı.

Başvurunun ardından Genel Başkan’ımız Nurullah Efe hakkında, Tayyip ve avanesine hakaret ettiği gerekçesiyle dava açıldı.

Önderimizin; AKP’giller’i yargıladığı bu davalaşmada AKP’giller Genel Başkan’ımızı 1 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırdı. Yargıtay ise cezayı 1 yıl 5 ay 15 güne indirerek hükmü kesinleştirdi.

AKP’giller’in reisinin avukatının şikâyeti üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Genel Başkan’ımız hakkında, “Cumhurbaşkanına hakaret” davasında yaptığı “savunma” nedeniyle yine “Cumhurbaşkanına hakaret” suçundan dava açtı. 4 yıl 8 aya kadar hapis cezası istenen Genel Başkan’ımız AKP’giller’i, Reisini ve avenesini 9 Eylül’de Ankara’da bir kez daha yargılamak için hazırlıklarını yapmıştı ama AKP’giller Yargısı teknik ve fiziki koşuları sağlamayı beceremediği için Kopuş Savunmaları 14 Ekim tarihine kaldı.

Sonrasında Merkez Disiplin Kurulu Başkanı Avukat Ayça Okur Yoldaş’ın Ankara Sıhhiye Adliyesi önünde yaptığı açış konuşması ve Genel Başkan’ımız Nurullah Efe’nin yaptığı açıklama aşağıdadır:

Av.Ayça Okur: “Değerli Halkımız, Değerli Basın Emekçileri;

Bugün bir tarihi duruşma daha gerçekleşti. Halkın Kurtuluş Partisi Genel Başkanı Nurullah Efe’yi güya yargılamaya çalışacaklarmış. Ancak kimin kimi yargılayacağı bugün yapılan duruşmadan sonra ertelenen 14 Ekim tarihli duruşmada belli olacak.

Bu duruşmanın konusu neydi?

Bu duruşmanın konusu; yıllar önce MİT TIR’larının Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında Suriye’ye gitmesi, gönderilmesi konusunda yapılan suç duyurusu nedeniyle “Tayyip’e hakaret davası” açılmıştı Genel Başkana.

Genel Başkan Türk Ceza Kanunu ve Ceza Usul Kanunu kapsamında bir yargılama gerçekleştirdi. İsnadın doğruluğunu ispat etti. Ve hayat bir kez daha onu doğruladı, teorisinin aydınlık gücünü gösterdi. O TIR’ların nelere sebep olduğunu bugün Suriye’de yaşananlar kanıtlamaktadır.

İşte bu isnadın ispatı kapsamında Anayasa Madde 36’da düzenlenen “Hak arama hürriyeti” Türk Ceza Kanunu Madde 128: “İddia ve savunma dokunulmazlığı”, Türk Ceza Kanunu Madde 127: “İsnadın ispatı” kapsamında iddia ettiği savaş suçlarını, suçlularını Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne taşıdığı tüm olaylar birebir gerçekleşti. Ve bu yargılama hükümsüz kaldı. Aslında Nurullah Efe Ankut tarih önünde beraat etti. İşte bunun yargılaması, duruşmada yaptığı savunmalardan bir yargılama gerçekleştirilecekti.

Ancak uyarılarımıza rağmen salonun ve teknik ekipmanın yetersizliği nedeniyle duruşma 14 Ekim saat 14.00’e ertelendi.

Konuyla ilgili açıklama yapmak üzere Halkın Kurtuluş Partisi Genel Başkanı Nurullah Efe’ye sözü bırakıyorum.

Nurullah Efe: Saygıdeğer Arkadaşlarım;

Çok sevdiğim merhum milletvekilimiz Kamer Genç 15 sene önce aynen şöyle demişti; “Bu Tayyip ve avenesini devşiricisi olan Amerika, Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkmakla görevlendirdi. Bu adamlar bu hainane işi yapıyorlar” demişti.

Evet, aynen 15 senede geçen olaylar bu hainlikleri tekrar tekrar yaptıklarını en kör gözlere bile batıracak derecede açıkça ortaya koydu.

Ne diyor bu Tayyip?

“Ben BOP Eşbaşkanıyım”, diyor.

BOP Haritası ne diyor?

“Ortadoğu’da 22 ülkenin sınırları ve rejimleri silah zoruyla değiştirilecektir”, diyor. Ve bu kapsamda Türkiye de üç parçaya bölünecektir diyor.

İşte bu hain kere hain milleti aldatıyor; Allah’la aldatıyor, din, iman, Allah, Kur’anla aldatıyor. Cami önlerinde, cami minberlerinde, cami mihraplarında siyasi nutuklar atarak ihanetini maskelemeye çalışıyor. Biz de bunu açık edince bize “hakaret ettin” diye davalar açıyor.

Oysa Türkiye Cumhuriyeti tarihinin gelmiş geçmiş en küfürbaz siyasetçisi kendisidir. O bakımdan biz, bunlara asla pabuç bırakmayız. Bunların davaları bizi asla korkutamaz, sindiremez. Biz işte bütün olumsuzluklara rağmen Yedi Düvel’e meydan okuyarak bize özgür bir vatan bırakan bu Alfa Kurt Mustafa Kemal’in ve Silah Arkadaşlarının meşru ve kanuni mirasçıyız. Bu vatanı, bu milleti onlar emanet etti bize. Bu hainlerse“keşke Yunan galip gelseydi”, diyenlerin safında yer alıyorlar.

Onlarla uzlaşmaz bir savaşımız var. O hainleri, efendileri ABD Emperyalist Hayduduyla birlikte eninde sonunda hezimete uğratacağız.  Vatanımızı yeniden, halkımızı yeniden bunların zulmünden tahakkümünden kurtaracağız. Bunlar 100 yıl önceki hain Sultan Vahdettinler gibi, Damat Feritler gibi, Filozof Rızalar gibi, Mustafa Sabriler gibi yine İngiliz, Fransız zırhlılarına binip kaçmaya çalışacaklar.

Bu hain, 23 yıldan bu yana her gün kerte kerte Türkiye Cumhuriyeti’ni, vurduğu ağır darbelerle yılan gibi kıvrılarak, arkadan dolanarak, sinsi darbelerle tarumar etti. Onun yerine Amerikan hizmetkârı, Amerikan kuklası, Faşist Ortaçağcı bir Din Devleti kuruyor. Bunların tamamı Anayasa dışına düşmüş mücrimler topluluğudur. Bunlar Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nı ayaklar altına alarak yeni bir hukuk sistemi, yeni bir devlet sistemi oluşturma çabasındadırlar. Bunların hepsi ağırlaştırılmış müebbetle cezalandırılması gereken hainlerdir.

Eninde sonunda bağımsız ve tarafsız yargının önüne çıkacaklar. Eninde sonunda vatan satıcılıkları dâhil, şu anda “kurtar bizi Öcalan”, diyerek Abdullah Öcalan’ın kucağına atlamaları dahil, bütün ihanetlerinin, bütün BOP Açılımlarının hesabını verecekler. Bu mahkemelere gelecekler, tarafsız ve bağımsız yargı önünde hesaba çekilecekler.

Bakın o zaman, bu Tayyip ve avanesinin korkudan bacakları titrediği için ayakta durabilecekler mi?

Biz aynen bu Alfa Kurt’un takipçileriyiz, onun ve silah arkadaşlarının torunlarıyız. Benim dedem Hasan Oğlu Mustafa Efe de 8 sene bu komutanın ordusunda savaşmış, komutasında savaşmış bize bu emaneti devretti. Önderimiz Hikmet Kıvılcımlı, Yunan’a karşı ilk silaha sarılan Yörük Ali Efe’nin Çetesinde kızan olarak Kurtuluş Savaşı’na katılmış. Bizler asla yıldırılamayız, korkutulamayız. Bunlar bizi cezalandırabilirler, öldürebilirler, işkence edebilirler ama asla yargılayamazlar, korkutamazlar bizim mezarımız bile bunlara meydan okur bunlara, ihanetlerinden dolayı yüzlerine tükürür.

Evet, Saygıdeğer Arkadaşlarım;

Umutsuzluk yok, çaresizlik yok savaşacağız!

Bu hainlerden vatanımızı ve halkımızı kurtaracağız. Eninde sonunda yine bir zafer kazanacağız.

Halkız Haklıyız Yeneceğiz!

Genel Başkan’ımızın açıklamasından sonra, sözü kapanış konuşması için tekrar alan Av. Ayça Okur Yoldaş’ımız, 14 Ekim 2025 günü saat 14.00’te yapılacak Kopuş Savunmasında Genel Başkan’ımız Nurullah  Efe’nin yanında olacağımızı belirterek halkımızı da bu tarihi duruşmaya davet etti.

Eylemimiz; “Nurullah Efe Onurumuzdur”, “Baskılar Davalar Bizi Yıldıramaz”, “Emperyalistler, İşbirlikçiler, Geldikleri Gibi Gidecekler”, “Gün Gelecek, Devran Dönecek, AKP Halka Hesap Verecek”, “Halkız, Haklıyız, Yeneceğiz!”, sloganlarıyla sona erdi.

9 Eylül 2025

HKP Genel Merkezi