Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti demektir

Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti demektir

Saygıdeğer Halkımız;

Çok acılı günlerden geçiyoruz. Kuvayimilliye’nin Zaferi üzerine inşa edilmiş, Mustafa Kemal’lerin, İnönü’lerin kurduğu Laik Cumhuriyet Devleti günbegün çökertiliyor, yerine ABD yapımı Ortaçağcı Faşist Din Devleti inşa ediliyor. Tıpkı Nazi Almanya’sında olduğu gibi Türkiye’de artık ikili devlet var.

Laik Cumhuriyet’i yıkmak, AKP’giller’in Ortaçağcı Faşist Din Devletini inşa etmek, yabancı orduların bir ülkeye girip tümden her şeyini yakıp, yıkıp, orayı istila etmeleri gibi olmuyor. Sinsice, gizlice bir dönüşüm, dönüştürme sağlıyor ABD Emperyalist Haydudu ve bu kanlı zalimin emrine gönüllüce girmiş Yerli Satılmışlar.

Her gün Kuvayimilliye, Mustafa Kemal ve İnönü devletinden birkaç tuğla eksiltiliyor. Böylece Laik Cumhuriyet gittikçe çökertiliyor, yerle bir olmaya yaklaştırılıyor. AKP’giller’in Ortaçağcı Faşist Din Devleti, gittikçe genişleyip, güçlenip, büyümeye devam ediyor.

Ve artık “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu” adını verdikleri aslında ülkemizin en az üç parçaya bölünmesinin Komisyonu olan “BOP Komisyonu” ile de Ortaçağcı Faşist Devletinin inşasına hız verdiler.

Ortaçağcı Faşist Din Devletinin temelini; Mustafa Kemal’e en yakın silah arkadaşı İsmet İnönü’ye “İki Ayyaş” “Ölmüş İnek” hakaretleriyle attılar.

Eninde sonunda yıkılacak bu temele içlerindeki, Vatan ve Halk Düşmanlıklarını, Kuvayimilliye ve Mustafa Kemal’e onulmaz kin ve nefretlerini, tüm okyanusların suyu bir araya gelse temizlenemeyecek pisliklerini, kirlerini kustular.

Nedir bunlar?

AKP’giller Avanesi ve Reisleri 10 Kasım törenlerine seyahatteyim bahanesiyle katılmadılar.

Meclis’te Vahdettin’i anma töreni düzenlediler.

Mustafa Kemal’in bataklıktan bir üretim merkezine, bir cennete dönüştürdüğü Atatürk Orman Çiftliğini katlettiler.

Mustafa Kemal sevgisini kabahat ilan ettiler, Atatürk anıtına çiçek koyanlara kabahatler kanunundan para cezası kestiler.

Atatürk Stadyumlarını yıktılar, başka isimler verdiler.

Nutuk’u suç delili yaptılar.

Atatürk döneminde camiler ahır yapıldı dediler.

600 yıllık imparatorluğun reklam arası sona erdi dediler.

90 yıllık enkazı kaldırdık dediler.

“Bizim yolumuzu kapatan inek ise ölü, kimse adını da ağza alamıyor.. ineği yolumuzdan evvelallah sizlerin yardımıyla, artık nasıl olursa, nasıl denk gelirse kaldıracağız”, dediler.

Çanakkale Zaferi’ni Atatürksüz kutladılar.

İzmir Marşı’na siyasi dediler, bu marş çalınmasın dediler.

Atatürk Kültür, Dil Ve Tarih Yüksek Kurumu’nu destekleme yönetmeliğini ortadan kaldırdılar, Atatürk’le ilgili proje veya yüksek lisans yapanlara fonu kestiler.

“İçimize kanı bozuklar, sütü bozuklar sızdı, 1923’te koskoca 650 yıllık çınara darbe yaptılar, cumhuriyet kurdular” dediler.

“10 Kasım’da saat 9’u 5 geçe kenefe gidin, Mustafa Kemal’in verdiği zararı Yunan yapmazdı”, “keşke Yunan galip gelseydi” diyen, kafasında fesle dolaşan tımarhanelik herifi, Meczup Vatan Haini Fesli Deli Kadir’i Cumhurbaşkanlığı sarayında tarih otoritesi, bilim adamı olarak ağırladılar.

“Keşke Hatay Fransa’da kalsaydı” diyen hainleri beslediler, besliyorlar.

Ve ne büyük acıdır ki, “Mustafa Kemal’in Askerleriyiz” sloganlarını atmak, Kuvayimilliye’yi ve Mustafa Kemal’i savunmak Türk Ordusundan atılmak nedeni.

ABD Emperyalist Haydudunun ve Onun partileştirip iktidara taşıdığı AKP’giller Mustafa Kemal’in izini tozunu silmek istiyor. Halkımızın gönlünden silinmeyecek, yok olmayacak bu kahramanı unutturmak istiyor. Biliyorlar ki ancak o zaman Sevr’in intikamını alabilirler. Aşağılık amaçlarına Laik Cumhuriyeti yıkma amaçlarına ulaşabilmenin yolu budur. Laik Cumhuriyeti tümden ortadan kaldırırlarsa Mustafa Kemal’i de yok edeceklerini sanıyorlar.

Mümkün mü?

Asla!

Çünkü “Söz konusu vatansa gerisi teferruattır” diyerek mücadeleye boylu boyunca dalan bir önder,

Halkının Kurtuluşuna kendini vakfeden Yurtsever,

Vatanını Emperyalist Yedi Düvelin işgalinden ve Yerli İşbirlikçileri Vahdettinlerin, Damat Feritlerin, Ali Kemallerin, Sait Mollaların, Nemrut Mustafa Paşaların zulmünden kurtarmak için cesaret vatanını hiçbir zaman kaybetmeyen bir korkusuz Yiğit,

Onurlarından başka her şeyini vatanının ve Halkının kurtuluşu için feda eden onurlu bir lider,

Sonunu düşünmeyen bir kahraman,

Mazlum Halklara umut ve örnek olan bir askeri deha,

Kendilerinden sonraki nesillere onurluca taşıyacakları bir bayrak bırakan, Bağımsızlık Benim Karakterimdir” diyen bir Savaşçı,

Emperyalist Yedi Düvelin gemilerini İstanbul Sahillerinde görünce “Geldikleri gibi gidecekler” diyen bir kararlılık, inanç abidesi,

Vatan aşkını söylemekten ve gereğini yapmaktan korkar hale gelmektense ölmeyi yeğ tutacak yüreğe sahip olan Mustafa Kemal UNUTULAMAZ! UNUTTURULAMAZ!

Halkın gönlünde hiçbir zaman silinmeyecek Mustafa Kemal’in kaybı sadece bedencedir.

Böyle bir önder, bu önderin arkasında ordulaşan Birinci Kuvayimilliyeciler, Laik Cumhuriyetin yaratıcısı kahramanlar hiçbir zaman ölmezler. O Devrimciler Mazlum Halkların gönüllerinde ve mücadelelerinde yaşamaya devam ederler.

İşte Mustafa Kemal 87 yıldır anılıyorsa,

Onun gerçek devamcıları, damarlarında Vatansever Kuvayimilliyeci Atalarının kanı akan İkinci Kuvayimilliyeciler; “Mustafa Kemal Ölümsüzdür” sloganını haykırıyorsa,

Onu en iyi karakterize eden “Bağımsızlık Benim Karakterimdir” sözünü mücadelelerine bayrak yapıyorlarsa,

İkinci Kurtuluş Savaşçıları; Emperyalist Yedi Düvelin Mazlum Bir Halkın kararlılığı karşısında yenileceklerini, bu kararlılık karşısında tutunamayacaklarını, bu topraklarda barınamayacaklarını gösteren “Emperyalistler, İşbirlikçiler Geldikleri Gibi Gidecekler” sözünü mücadelelerinde devam ettiriyorlarsa, “Ya İstiklal Ya Ölüm” inancıyla savaşıyorlarsa,

Düşündüğü gibi yaşamak için mücadele eden Gerçek Vatanseverler; Birinci Kuvayimilliyeci Atalarımızın bıraktığı yerden insan soyunun en büyük düşmanları AB-D Emperyalistlerine ve onların yerli işbirlikçilerine karşı mücadeleyi kararlıca devam ettiriyorlarsa,

Korku, bıkkınlık, yılgınlık, kararsızlık nedir bilmeden,  bilimin yol göstericiliğinde AB-D Emperyalistlerine ve Yerli Satılmışlara karşı mücadele ediyorlarsa;

Şehitlerimizin kemikleri sızlamasın.

Onlar ebedi istirahatgahlarında rahat uyusunlar.

Çünkü biz sadece bir çay içimlik süreyi dinlenmek olarak gören ve kendini alevin kalbine atan Türkiye Devriminin Önderi Hikmet Kıvılcımlı Usta’nın, Hikmet Kıvılcımlı Usta’dan Bayrağı devralan ve özel yaşamını parantez içine alarak 1967’den bugüne heyecanını, umudunu, inancını, kararlılığını, savaşkanlığını, Vatan ve Halk düşmanlarına karşı hep bilediği hıncını bir an olsun bile kaybetmeden mücadele eden Gerçek Devrimci Gerçek İnsan Nurullah Efe’nin öğrencileriyiz.

Ant olsun ki AB-D Emperyalistlerini bu topraklardan gönderinceye,

Yerli İşbirlikçilerini Onların gemilerine uçaklarına bindirip tarihin çöplüğüne atıncaya,

Demokratik Halk İktidarını kuruncaya kadar,

Mustafa Kemal ve Kuvayimilliyeci Atalarımızın ve insanlığın kurtuluşuna kendini vakfeden önderlerimizin yaptığı gibi mücadele etmekten,

Savaşmaktan,

Vatan aşkını söylemekten ve gereğini yapmaktan korkar hale gelmektense ölmeyi yeğ tutmaktan hiçbir zaman vazgeçmeyeceğiz.

Mustafa Kemal ve Birinci Kuvayimilliyeciler başardı! Biz de başaracağız!

Onlar unutulmayacak.

Onların unutulmasına, unutturulmasına izin verilmeyecek.

Şan olsun Mustafa Kemal’e!

Şan Olsun Birinci Kuvayimilliyecilere!

10 Kasım 2025

Halkın Kurtuluş Partisi
Genel Merkezi