Birinci Emperyalist Paylaşım Savaşı’nın ardından Batılı Emperyalist Haydutlar, Hasta Adam olarak nitelendirdikleri Osmanlı’yı kendi aralarında paylaşmışlar; Mondros’la teslim alıp Sevr’le parçalamaya girişmişlerdi.
Mondros Ateşkes Antlaşması’yla Çukurova Bölgesi yurdumuzun tüm diğer bölgeleri gibi işgale açık hale gelmiştir. 5 Kasım 1918’de Mersin’e gelmiş olan Mustafa Kemal, burada mutasarrıf ve jandarma bölük yüzbaşısı ile görüşmüş ve depolardaki silahların bol cephane ile dağ köylerine dağıtılmasını tavsiye etmiştir. Çok geçmeden, 17Aralık 1918’de İngilizler, 1 Ocak 1919’da ise Fransızlar Mersin’imize girmişlerdir.
Güney illerimizde işgalin baş aktörü Fransız Emperyalizmiydi. Mersin, limanı ve demiryoluyla hedefe konuldu; Fransız Emperyalizminin yanında yerli işbirlikçiler de devreye sokulmuştu. Ancak Mersin Halkı teslim olmadı.
Mersinliler, Mut’tan Gülnar’a, Silifke’den Arslanköy’e, Anamur’dan Gözne’ye, Tarsus’a kadar direnişe geçtiler. Kuvayimilliye bölgede çeşitli mücadelelere girişti. Sivas’tan gelen yönergeler doğrultusunda oluşturulan Kuvayimilliye birlikleri; Emirler’de, Subendi’nde, İçmeler’de düşmanı yıpratan savaşlar yürüttüler. Tarsus–Pozantı hattında ikmal yolları kesildi, Karboğazı’nda Fransız taburu silahlarıyla teslim alındı. Halk, emperyalist ordulara geçit vermedi.
Tüm ülkede ve Güzelim Mersin’de Emperyalist Yedi Düvelin bu yağma planlarını bozan, Mustafa Kemal önderliğinde ayağa kalkan halkımızın örgütlü direnişi oldu. İşte Sevr’i yırtıp atan, onu bir paçavraya çeviren iradenin adıdır Kuvayımilliye.
- İnönü Savaşı’nın zaferle sonuçlanmasının etkisiyle 20 Ekim 1921’de Fransa’yla Ankara Antlaşması imzalanmış ve bölgedeki Fransız işgali sona yaklaşmıştır.
Nihayet 3 Ocak 1922’de Adana’daki Türk Alayının bir taburunun ve bir süvari bölüğünün Mersin’e girmesiyle Mersin, düşman işgalinden resmen kurtulmuş oldu.
Mersin’in kurtuluşu, Antiemperyalist Birinci Kurtuluş Savaşı’mızın zaferidir.
Anadolu’da yakılan bu ateş, mazlum uluslara umut olmuş, emperyalizmin yenilmez olmadığını, bu haydutların kâğıttan bir kaplan olduğunu dünyaya göstermiştir.
Ne yazık ki bugün yurdumuzun dört bir tarafı emperyalist çakallar ve yerli işbirlikçileri tarafından talan edilmekte, yağmalanmakta, soyulmakta, vatan topraklarımız peşkeş çekilmektedir. Dün Sevr’e yaşam buldurmak için gelen Emperyalist Çakallar, bugün BOP adıyla Yeni Sevr’i yaşama geçirmek için ülkemize yeniden geldiler.
Amaçları yine aynıdır: Ülkemizi en az üç parçaya bölmek, halkımızı yoksullaştırmak, Mustafa Kemal Önderliğinde Kuvayimilliyeci Atalarımızın kurduğu Laik Cumhuriyet’i yıkmak, yerine Ortaçağcı Faşist bir Din Devleti kurmak.
Ne acıdır ki ABD ve AB Emperyalistleri ve Yerli İşbirlikçileri AKP’giller, BOP’un Türkiye ayağının adı olan Yeni Sevr’i hayata geçirmek için hatırı sayılır bir mesafe de kat ettiler.
Mersin’in düşman işgalinden kurtuluşunun 104’üncü yılında, Kuvayimilliye ruhuyla vatanımızı emperyalist haydutlara karşı yeniden savunmak gerektiğinin bilincindeyiz.
Mersin’in kurtuluşu açık bir ders verir:
Emperyalist İşgalden Kurtuluş, örgütlü halkın eseridir. Çünkü; Örgütsüz Halk Köle Halktır, Örgütlü Halk Yenilmez!
Halkın örgütlü olduğu, “yeter artık” diyerek ayağa kalktığı yerde emperyalizm barınamaz.
Biz İkinci Kuvayimilliyeciler dünyada ilk olarak Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı zaferle taçlandırmış, Emperyalistleri geldikleri gibi Yerli İşbirlikçileriyle göndermiş Halkımıza güveniyoruz. Halkımızı saflarımızda örgütleyeceğiz ve yeniden vereceğimiz İkinci Kurtuluş Savaşı’mızla yurdumuzu yeniden Emperyalist İşgalden kurtaracağız. ABD ve AB Emperyalistlerini tıpkı Kuvayimilliyeci Atalarımız gibi, geldikleri gibi ama bu sefer bir daha gelmemek üzere göndereceğiz.
Halkın Kurtuluş Partisi olarak; 104’üncü yılında Mersin’in emperyalist işgalden kurtuluşunu selamlıyoruz.
Kuvayimilliye geleneğini yaratanları saygıyla anıyor; onların yaktığı bağımsızlık ateşini bugün de taşımakta kararlı olduğumuzu ilan ediyoruz.
Yeni Sevr’e ve Yerli İşbirlikçilerine Karşı Yaşasın İkinci Kurtuluş Savaşımız!
03 Ocak 2026
HKP Mersin İl Örgütü