Bu Emperyalist Alçak, Domuzlar Körfezi Çıkartmasında Fidel ve Che önderliğinde Küba Halkından yediği tokadın acısını hâlâ unutamıyor.
Bu insanlık düşmanı soykırımcı emperyalist haydut, Küba’nın 66 yıldır Emperyalist ablukaya direnip Sosyalizmin bayrağını onurla dalgalandırmasını hazmedemiyor.
Mazlum Halkların başına gelen bütün felaketlerin sorumlusu bu zalim devlet, Küba Önderliğinin ve Halkının dimdik ayakta kalıp direnişini, bütün saldırıların Küba Halkına ve önderliğine savaşma azmi, savaşma ruhu kazandırmasını emperyalist gururuna yediremiyor.
Tüm dünyada Mazlum Halkların başına bombalar yağdıran,
Bütün Uluslararası Hukuku ayaklar altına alan,
Ülkelerin seçilmiş devlet başkanlarını kaçırıp kendi hapishanelerine tıkan,
Halksever, vatansever önderlere suikastlar düzenleyip onları katleden,
Bin ülkeli bir dünya hayaline ulaşmak için askeri örgütleri NATO’yu, casus örgütleri CIA’yı, ekonomik örgütleri IMF’yi, Dünya Bankası’nı kullanıp ülkeleri paramparça eden, yıllarca birlikte kardeşçe yaşamış halkları birbirine kırdıran,
Genç, yaşlı, kadın, erkek, sivil demeden insanlara işkence eden, bombalarla, kurşunlarla onları katleden ABD Emperyalist Haydudu; 1960 yılından bugüne uyguladığı insanlık dışı ablukayı, sapık, pedofil, manyak, faşist Başkanları Trump ile birlikte Küba Halkını soykırıma uğratacak dereceye getirmiş durumda.
Küba Dışişleri Bakanlığı’nın, 28 Ekim’deki BM Asamblesinde yapılacak olan Küba’ya yönelik ablukanın kaldırılmasına ilişkin oylamaya sunmak üzere hazırlamış olduğu, “TEHDİT OLAN KÜBA DEĞİL, ABLUKANIN KENDİSİDİR” başlıklı “1 MART 2025 – 8 ŞUBAT 2026 DÖNEMİ ABLUKA RAPORU” insanım diyen herkesin yüreklerini sızlatıyor:
* Abluka nedeniyle 1 Mart 2025 – 28 Şubat 2026 dönemi arasında Küba’nın maruz kaldığı toplam zarar, bir önceki raporda bildirilen çok yüksek rakamdan %7 daha yüksek bir oranla rekor seviyeye ulaşmıştır: 8.083.300.000 ABD Doları.
* Ablukanın uygulanmasından bu yana biriken zararlar, cari fiyatlarla 178.700.500.000 ABD Dolarına ulaşmakta olup bu rakam geçmiş raporda bildirilene göre %4,7 daha fazladır. Altının dolara karşı gösterdiği keskin fiyat artışı hesaba katıldığında bu birikim 3.896.505.000.000 ABD Dolarına denk gelmektedir.
* Sağlık sektöründe, enerji ablukasından kaynaklanan zararlar doğrudan hastaların yaşamını tehdit etmekte olup bu durum, ablukanın zalim ve soykırım niteliğini gözler önüne sermektedir. Küba’daki önemli bir kadın doğum hastanesinin yenidoğan yoğun bakım ünitesinde, en kırılgan yenidoğan bebeklerin hayatta kalması istikrarsız bir elektrik kaynağına bağlıdır.
* Ablukanın soykırım niteliğinin bir diğer kanıtı, Küba’daki kanser sağkalım oranlarında yarattığı bozulmadır. Ülkede kanserden ölen insanların sayısı önemli ölçüde artmış olup günde 70’i aşmaktadır.
* Küba’da bebek ölüm oranı 2018’de canlı doğan her bin bebekte 4 iken 2025’te 9,9’a yükselmiştir; bu da %148’lik bir artış anlamına gelmektedir.
* Küba’nın temel sağlık listesi kapsamında ürettiği 395 ilacın 300’ü, hammadde ve farmasötik girdilere erişimde yaşanan zorluklar nedeniyle temin edilememektedir.
Bu acımasız, vicdansız, Küba Halkını yok etmeye yönelik ablukanın Küba Halkına verdiği, vereceği zarar o kadar büyük boyutlara ulaşmış durumda ki görmezden gelinemiyor:
Haziran 2026’da, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk,
“Doktorların temel tıbbi malzemelere ve ilaçlara erişimi olmaması nedeniyle ölen çocuklar var.
“Küba, ABD yaptırımları yüzünden boğuluyor” açıklamasını yapmak zorunda kalıyor.
Nisan 2026’da Küba’yı ziyaret eden 2 ABD Kongresi üyesi, Küba Halkının kendi haydut devletlerinin uyguladığı insafsız abluka nedeniyle içine düşürüldüğü durumu görünce şunları yazmak zorunda kalıyorlar:
“Amerikan Halkı Küba’da gerçekten olup bitenleri tüm boyutlarıyla bilseydi, ablukanın derhal sonlandırılmasını talep ederdi.”
Ama ablukadan vazgeçmeyeceğini, daha ileri boyutlara taşıyacaklarını söylüyor ABD Emperyalist alçağının, sapık, pedofil, manyak, faşist Başkanı, sureta insan Trump. Şu sözler maalesef insanım diye ortada gezinen bir yaratığın ağzından dökülüyor:
“İçeri girip ortalığı darmadağın etmek dışında, çok daha fazla baskı uygulanabileceğini sanmıyorum.”
ABD Emperyalist Haydudunun 66 yıldır uyguladığı ablukanın amacı, 6 Nisan 1960 tarihli muhtırada çarpıcı bir şekilde ortaya konuyor aslında:
“(…)
“Küba’nın ekonomik yaşamını zayıflatmak için olası tüm araçlar hızla kullanılmalıdır,
“(…)
“Olabildiğince becerikli ve ihtiyatlı bir şekilde yürütülecek bir eylem çizgisiyle Küba’nın para ve malzeme yoksunluğunda en büyük ilerlemeler kaydedilmeli, mali kaynakları ve reel ücretleri azaltılmalı, açlık, umutsuzluk ve Hükümetin devrilmesi tetiklenmelidir.”
İşte bugün Küba Halkına ve Önderliğine yapılanlar bu amacın hayata geçirilmesinden başka bir şey değildir.
“60 yılı aşkın bir süredir katı bir şekilde uygulanan ablukanın amacı hâlâ aynıdır: Küba Devrimi’ni yok etmek. Bu amaçla yokluklar körüklenmekte, Küba’daki sosyal ve üretim dokusu hedef alınmakta, Kübalıların kendi kaderlerini tayin etme çabalarından vazgeçecekleri umuduyla Küba tüm dünyadan tecrit edilmeye çalışılmaktadır.”
Ama Kübalıların böylesine acımasız bir kuşatmaya direnerek sergilediği kahramanlık, tüm gezegende hayranlık uyandırmaya devam edecektir. Küba halkı yoluna devam edecektir; çünkü onların dayanıklılığı, yaratıcılığı ve kararlılığı hiçbir şekilde ablukaya alınamaz.
Halkın Kurtuluş Partisi olarak Küba Halkının ve Önderliğinin, her zaman olduğu gibi yine yanındayız. Hiç değişmeyecek olan inancımızı, Önderimiz Nurullah Efe dile getiriyor:
“Küba Halkı, bu dünya ve dünyada insanlık var olduğu sürece Marksist- Leninist kalacak ve sosyalist kalacak. Ve insanlığın onuru olmaya devam edecek.”
Biliyoruz ki Küba Devrimi, dünya halklarında emperyalizme karşı direnme, gericilik rüzgârlarına karşı yürüme bilincini hep diri tuttu. Ve hep diri tutmaya devam edecek.
Hasta la Victoria Siempre! Zafere Kadar Daima!
Venceremos! Yeneceğiz!
Yankee Go Home!
Kahrolsun ABD Emperyalizmi!
Halkız, Haklıyız, Yeneceğiz!
16 Ekim 2026
Halkın Kurtuluş Partisi
Genel Merkezi