Doğa düşmanı zalim Parababaları bu kez de gözünü doğası ile cennetten bir köşe, ormanları ile İzmir’in akciğerleri olan Kemalpaşa ilçesinde, Yukarıkızılca’ya dikti.
Volcan Maden Şirketi, çinko ve kurşun çıkarmak için yörenin suyunu, toprağını, havasını kirletecek maden açma hazırlıkları yapıyor son hızla. Köylüler bu gidişe dur demek için mücadele başlattılar.
Biz de HKP İzmir İl Örgütü ve Halkçı Doğa ve Hayvanseverler olarak bu haklı mücadeleyi desteklemek üzere 17 Temmuz 2026 günü Yukarıkızılca’ya giderek köylülerle görüştük. Ardından sondaj alanına kuş uçuşu 400 metre uzaklıktaki, yörenin su havzası olan bölgeye mücadelenin örgütleyicilerinden olan yöre halkından bir arkadaşımızın rehberliği eşliğinde giderek burada Halkçı Doğa ve Hayvanseverler pankartımızı ve parti bayraklarımızı açarak “Toprağıma, Suyuma, Ağacıma Dokunma”, “Parababaları insana, hayvana, çevreye ve doğaya düşmandır” yazılı dövizlerimiz eşliğinde konu ile basın açıklamamızı yaptık. Partimiz adına yaptığı açıklamada MYK ve Doğa ve Hayvan Komitesi Üyesi Prof. Dr. Özler Çakır Yoldaş’ımız şunları söyledi:
“Sevgi ve Saygıdeğer Halkımız,
Halkın Kurtuluş Partisi İzmir İl Örgütü olarak Kemalpaşa İlçesinin Yukarıkızılca köyündeyiz. Burası bir doğa harikası. Cennet vatanımızın cennetten bir köşesi. Şu anda bulunduğumuz bölge, ormanların, su kaynaklarının bulunduğu, cırcır böceklerinin sesleriyle şenlenen bir doğa parçası. Ama bu doğa harikası alan ne yazık ki bugünlerde saldırı altında. Aslında saldırı beş yıl öncesinden başlamış. Volcan madencilik şirketi burada kurşun ve çinko çıkarımı yapmak istiyor. Bunun için ruhsat almış. Sondaj çalışmaları başlatıyor. Ve bu bölge buradaki üç köyün, Örnekköy, Aşağıkızılca ve Yukarıkızılca’nın su havzası. Arkamda gördüğünüz İZSU’nun su dağıtım şebekesi. Yöre halkının içme suyu, sulama suyu buradan sağlanıyor. Ve ne acıdır ki bir havzamız daha Parababalarının kâr hırsına kurban edilmek isteniyor. Yakında burada sondaj çalışmaları başlayacak. Ancak yöre halkı tabii ki boş durmamış, örgütlenme faaliyetleri yapıyor ve burada Parababalarına karşı bir mücadele yürütmeye çalışıyor. Biz de Halkın Kurtuluş Partisi olarak, bu ülkenin en vatansever, en insansever, en doğasever, en hayvansever partisi olarak yöre halkının bu haklı mücadelesinin yanında olduğumuzu, olacağımızı buradan duyuruyoruz. Bu yöre halkındır, halkın olan hiçbir şey Parababalarının kâr hırsına peşkeş çekilemez. Onların ellerine teslim edilemez. Bu mücadele yürüyecek, Halkın Kurtuluş Partisi bu mücadeleyi halkımızla beraber sürdürecek. Saygılar sunarım.”

Basın açıklamamızın ardından bize eşlik eden arkadaşımıza da söz verdik. O da maden çalışmalarının bölgenin doğasına, üretime ve halk sağlığına ne tür zararlar verebileceğini aktardıktan sonra, kazanıncaya kadar mücadelelerinin devam edeceğini söyledi. 17 Temmuz günü yaptığımız ziyaret böylece sonlanmış oldu.
19 Temmuz Pazar günü de saat 11.00 de, Yukarıkızılca’da mahalle halkının düzenlediği “Madene Hayır” eylemine katıldık. Atatürk Anıtı’nın yer aldığı mahalle meydanında yapılan etkinlik oldukça kalabalıktı. Biz de HKP İzmir İl Örgütü ve Halkçı Doğa ve Hayvanseverler olarak kalabalık bir ekip olarak etkinlikte yerimiz aldık. Burada Halkçı Doğa ve Hayvanseverler Pankartımızı meydanı çevreleyen direkler arasına astık. Halkçı Doğa ve Hayvanseverler ve Halkın Kurtuluş Partisi imzalı dövizlerimiz, görsellikleri ile halkımızın ve basının ilgisi çekti ve görüntülendi. Yöre halkının dışında, çağrıya dayalı olarak İzmir’in farklı bölgelerinden genç, yaşlı, ailelerin çocuklarıyla birlikte katıldığı, sunuculuğunu Ahmet Adeka’nın yaptığı eylem, muhtarların, belediye başkanının ve eylem komitesi adına yapılan konuşmalarla devam etti.
Konuşmacılar arasında yer alan Aile Hekimi, Halkçı Doktor Muhteber Çolak, katılımcıların ilgi ile dinlediği çok bilgilendirici bir konuşma yaptı. Çolak, konuşmasında özellikle kurşunun insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini açıkladı. Kurşunun sularımıza, toprağa karıştıktan sonra zararlı etkilerinin nesiller boyu süreceğine, insan vücudu tarafından kesinlikle tolere edilebilir bir madde olmadığına ve kanda, beyinde, kemiklerde birikerek çok çeşitli hastalıklara yol açtığına, erkeklerde kısırlığa neden olduğuna, hamile ve emzikli kadınları çok olumsuz etkilediğine, çocuklarda zekâ geriliğine yol açtığına değindi. Çıkarıldığı bölgede ne kadar süre kalabildiğinin, yeraltı sularıyla nerelere kadar gidebileceğinin kestirilemediğini söyledi. Patron buradan kârını alıp gittikten sonra sizler bununla baş başa kalacaksınız dedi. Ve konuşmasını “Ben bir kadın olarak, bir hekim, bir anne olarak hepinizi bu mücadelede görmek istiyorum. Ben bu mücadelede kendimi sorumlu tutuyorum. Benim işim insan sağlığını korumaksa, burada sizin sağlığınız tehlikede ve bizler sizin yanınızdayız. Mücadeleniz kolay gelsin.” sözleriyle, alkışlar eşliğinde tamamladı. Eylem çalınan şarkılar ve sloganlar eşliğinde, çekilen halaylarla sonlandı. Bizler, yöre halkının sürdüreceği bu haklı mücadelede sonuna kadar yer alma kararlığımızla Yukarıkızılca’dan ayrıldık.
19 Temmuz 2026
HKP İzmir İl Örgütü