ÇERÇEVE YASA “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi”nin Değil BOP Cehennemine Yani Yeni Sevr’e Giden Yolun Anahtarıdır!

ABD ve AB Emperyalist Haydutları, yerli işbirlikçileriyle birlikte ülkemizi dört bir yandan çerçevelediler, önlerine çıkabilecek bütün güçlerin CIA Operasyonlarıyla direncini kırdılar, şimdi de “Çerçeve Yasa” denilen ve içeriğini son ana kadar kimseye göstermedikleri “anahtar” ile BOP Cehenneminin kapısını açmaya çalışıyorlar.

Şu çok iyi bilinmelidir ki; bu süreç milli dayanışmanın yok oluşuna giden süreçtir.

Bu süreç; ülkemizin en az üç parçaya bölünmesinin sürecidir.

Bu süreç; kardeşliği binlerce yıl öncesine dayanan, en kritik momentlerde birlikte savaşmış, Antiemperyalist Ulusal Kurtuluş Savaşı’mızda kader birliği ederek dünyada ilk olmak kaydıyla Ulusal Kurtuluş Savaşını zaferle taçlandırmış Türk ve Kürt Halklarının birbirine düşmanlaşmasına götürecek olan süreçtir.

Bu süreç; BOP Anayasasına giden yolun açılmasının sürecidir.

Peki, kim yönetiyor bu süreci?

Doğrudan ABD Emperyalist Haydudu, onun casus örgütü CIA ve onun Ortadoğu’daki Genel Valisi, Sömürge Valisi Thomas Barrack yönetiyor. Çerçeve Yasa, bu alçak haydutların eseri.

Peki, figüranlık rolüne kimler layık görüldü? Bu BOP Yasası için kimlere sufle verildi?

ABD devşirmesi, ABD yapımı, ABD kuklası AKP’giller’in Reisi Tayyip, Süper NATO’nun, Gladyo’nun, Kontrgerilla’nın siyasi parti formundaki paramiliter bir katliam örgütü olan MHP’nin çeyrek yüzyıldır başkanı olan Bahçeli, CIA’nın “TR 326” olarak kodladığı İbrahim Kalın ve Amerikancı Burjuva Kürt Hareketi’nin lideri Öcalan.

Peki, bu figüranların ortak noktası nedir?

ABD Emperyalist Haydut Devleti ve onu casus örgütü CIA ile etle tırnak gibi kaynaşmaları, ruhlarını insan soyunun başdüşmanının emrine gönüllüce sunmaları.

Varlığımıza sataşan (tasallut eden)” bu güruh; çıkaracakları, “Milli dayanışma ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi” adıyla cilaladıkları, “demokratik Türkiye”, “barış”, “kardeşlik” masallarıyla halkımıza yedirmeye çalıştıkları, “Çerçeve Yasa” adını verdikleri “BOP Yasası” ile Türkiye’yi BOP cehennemine doğru çekip götürüyorlar ve bu tartışılmasın, konuşulmasın istiyorlar.

Bu BOP Yasası, Amerikancılık ortak paydasında buluşan, ülkenin bölünmesine hizmet eden, Vatanı ve Halkı değil kendi pis çıkarlarını düşünen, ceylan derisi koltuklarda 450 bin-500 bin liralık maaşlarla geyik çeviren satılmışların imzasıyla Meclis Başkanlığına sunuldu. Bu bölünme yasası komisyonlarda hemen 24 saat içinde görüşülüp muhtemelen Pazar günü imzalanacak ve yürürlüğe girecek. Ondan sonra da Meclis tatile giriyor.

Yani Mecliste tartışılmasına, BOP Yasası üzerine konuşulmasına, eleştirilmesine filan izin yok. ABD Emperyalist Haydudu; “sürecin sekteye uğramasına asla iznim yok, elinizi çabuk tutun!” diyor kuklalarına.

Halkımızın, özellikle Kürt Halkının şunu iyi bilmesi gerekmektedir:

ABD Emperyalist Haydudu adım attığı hiçbir yere özgürlük, demokrasi, barış, kardeşlik götürmemiştir. Bu kanlı zalim nereye adım atmışsa orada kan, gözyaşı, ölüm o halkın kaderi haline gelmiştir. Bu emperyalist devletin adım attığı her yerde, yıllarca kardeşçe yaşayan halklar, kardeşçe yaşayan farklı inanca sahip insanlar düşmanlaşmış, aralarına kan davaları girmiştir. Emperyalistlerin çözümü de tam olarak budur işte: Halkların düşmanlaşması, kan, gözyaşının dökülmesi, acılar çekilmesi, ekonomik ve ahlaki yıkım.

İşte Yugoslavya, işte Irak, işte Libya, işte Suriye…

Peki bu emperyalist çözümün alternatifi, antitezi nedir?

Devrimci Çözüm.

İşte ülkemiz için bu Devrimci Çözümü de HKP ortaya koymaktadır:

HKP Kürt Sorunu’nun devrimci temelde çözümünden yanadır.

Kürt Sorunu yok sayılarak,  görmezlikten gelinerek veya Batılı Emperyalistlerin eline teslim edilerek çözülemez. Kürt Sorunu’nun, Kürt ve Türk Halklarının yararına olan, binlerce yıllık kardeşliği sonsuza kadar devam ettirecek çözümü, Devrimci Çözümdür.

Türkler ve Kürtler için biricik onurlu ve gerçekçi çözüm; Türklerin ve Kürtlerin eşitçe, özgürce ve kardeşçe yer aldığı, Edirne’den Çin sınırına kadar uzanan Devrimci Demokratik Halk İktidarıdır. Türk-Kürt Halk Cumhuriyeti’dir.

Bunun dışındaki bütün yollar parçalanmaya götürür. Ülkemiz HKP’nin ortaya koyduğu Devrimci Çözüm hayata geçtiği zaman bugünkünden en az bin kez daha güçlenecek ve hiçbir emperyalist saldırganın ele geçiremeyeceği, sarsamayacağı çelikten sağlam ve yüksek dağlardan sarp bir kale olacaktır.

Son Söz:

Bir de ne ekleniyor bu “Çerçeve Yasa”ya?

Bu işte görev alanlar, bu işi yaptıklarından dolayı yargılanamaz” maddesi ekleniyor.

Bu BOP yasasını yaşama geçirmekle görevlendirilenler ne kadar da iyi biliyorlar tepeden tırnağa ihanet içinde olduklarını!

İşte bu yüzden kendilerini yasal koruma kalkanı ardına saklamak istiyorlar.

Ama ülkenin parçalanmasına giden yolu açanlar, kanlı gidişatın anahtarı olan BOP Yasasına imza koyanlar şunu kafalarına mıh gibi çaksınlar:

Ya istiklal Ya Ölüm!” diyerek uğruna yüz binlerce şehit verdiğimiz, sınırları kanla çizilen Vatana ihanetin,

Söz konusu vatansa gerisi teferruattır” diyerek Antiemperyalist Kurtuluş Savaşı’mızın önderi Mustafa Kemal öncülüğünde Emperyalist Yedi Düveli “Geldikleri gibi gönderen” bu halka ihanetin, zaman aşımı yoktur. Böyle bir ihanet, koruyucu yasalarla ortadan kaldırılamaz. Gün gelip devran dönünce bu ihanetlerin hesabı sorulur.

Vatan aşkını söylemekten ve gereğini yapmaktan korkar hale gelmektense ölmeyi yeğ tutan” Gerçek Vatanseverlerin, Halkseverlerin, İkinci Kuvayimilliyecilerin, Gerçek Devrimcilerin gözünde; bu hainlerin çıkardığı BOP Yasalarının da çöp kadar hükmü yoktur.

Ant olsun ki; nasıl Birinci Kuvayimilliyeci Atalarımız Emperyalist Haydutları yenilgiye uğratıp gururlarını kırmışsa, Onların Sevr planlarını bir paçavraya dönüştürmüşse, bütün mazlum halklara umut ve örnek olmuşsa,

Biz İkinci Kuvayimilliyeciler de bir kez daha ABD-AB Emperyalist haydutlarını ama bu sefer bir daha geri gelmemecesine yenilgiye uğratacağız. O alçakların Yeni Sevr planlarını paçavraya dönüştüreceğiz. Kuklacı emperyalistlerden de yerli işbirlikçi kuklalarından da vatanımıza ve halkımıza yaptıkları ihanetlerin hesabını soracağız.

Devrimci Demokratik Halk iktidarını kurup “Hür, Güçlü, Mutlu, Tam Bağımsız Türkiye”yi yaratacağız.

Buna inancımız tamdır.

07 Ağustos 2026

Halkın Kurtuluş Partisi
Genel Merkezi