Biz Gerçek Hayvanseverler, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçiye Soruyoruz: İktidarınızın İşlediği Suçları Sokaktaki Mazlum Patili Dostlarımızın Üstüne Yıkmaktan Utanmıyor musunuz?

Vicdan ve merhamet yoksunu, yüreğinde sevgi kırıntısı dahi taşımayan hayvan düşmanı İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü arifesinde hayvanseverlere “Dışarıdan gazel okumak kolay, gelsinler sahiplensinler”, demiş. Sonra da şöyle devam etmiş: “İçişleri Bakanlığı olarak, yasanın bize verdiği görevi yerine getiriyoruz ve bugün itibariyle de yüzde 99,7 oranına ulaşmış durumdayız tüm Türkiye’de sahipsiz sokak hayvanlarını toplama noktasında. Biz, görevimizi yapıyoruz. Hepimiz yaşadık, biliyoruz. Büyüklerimiz, dedelerimiz, sabah namazına, yatsı namazına gidemez duruma gelmişti. Hanımlar, sokağa çıkamaz hale gelmişti. Saldırıyorlar, bunu televizyonlarda hepimiz gördük, bu görüntüleri izledik. Çocuklar, parka gidemez oldu.”

Neyi açıklamış Çiftçi pişkince?

Sokaklarda patili canlarımızdan eser bırakmadıklarını, sayılarını ve kapasitelerini bildiğimiz barınakların bu kadar köpeğe yetmeyeceği için, topladıklarını soykırıma uğrattıklarını.

Üstelik “…büyüklerimiz, dedelerimiz sabah namazına, yatsı namazına gidemez duruma gelmiştir…” diyerek durumu savunmaya çalışmış. Oysa herkes biliyor ki samimi Müslümanlar sokak hayvanlarından rahatsız olmaz! Çünkü onlar, En’am Suresi 38’inci ayetteki buyruğu çok iyi bilirler “Yeryüzünde yürüyen hayvanlardan ve iki kanadıyla uçan kuşlardan ne varsa, hepsi ancak sizin gibi bir ümmettir.”  Ve yine bilirler Hz. Muhammed’in kedilere olan sevgisini, şefkatini ve hayvan haklarına dair yaklaşımını… Ama bunlar, bırakalım gerçek Müslüman olmayı, insanlıktan dahi nasibini almamışlardır!

Ha bir de eklemiş kadınlar sokağa çıkamaz, çocuklar parka gidemez olmuştu, diye. Evet, doğru, ama bunun müsebbibi sokaktaki mazlum patili canlarımız değil bizatihi kadın düşmanı, çocuk düşmanı kendi iktidarları. AKP’giller’in 24 yıldır uyguladıkları politikalar, kadınlara yönelik şiddeti besledi. Kadınlarımız hemen her gün sokakta, işyerinde, günün her saatinde şiddete maruz kalıyor, taciz ediliyor hatta katlediliyor. Keza, analar-babalar çocuklarını bırakın parka göndermeyi, onlar için en güvenli ortamlar olması gereken okullarına bile göndermekten korkar hale geldiler. Uyguladıkları Ortaçağcı gerici programlarla Laik ve bilimsel eğitimden mahrum bırakarak, sevgisiz bir topluma mahkûm ederek eli silahlı saldırganlar haline getirdikleri çocuklarımız okulları basıp, tarıyorlar öğrenci arkadaşlarını.

AKP’giller’in Bakanı, trafik kazalarının sorumlusu olarak da canlarımızı hedef tahtasına oturtmuş hiç utanmadan. “Açlıktan, hastalıktan ölüyorlar…” diyerek de belediyelerin görevlerini yapmadığını bizzat itiraf etmiş.

Boşuna denmiyor; “Akrep doğası gereği sokar” diye. İşte bu insanlık ve doğa düşmanı, 25 yıldır emekçi halkımızı kuru ekmeğe muhtaç eden AKP’giller iktidarının sözcüsü İçişleri Bakanı, kendi gerçek meşreplerini de bu sözlerle ayyuka çıkarmış ve itiraf etmiştir.

Evet, onların doğasında insana, hayvana, doğaya ve güzel olan her şeye düşmanlık var!

O halde Saygıdeğer Hayvanseverler;

Bizler de işsizlik, pahalılık, zam ve zulüm demek olan bu AKP’giller iktidarından ve onların ağızlarından salyalar akıtarak patili canlarımıza saldıran nefret politikalarından sokaktaki canlarımızı da korumak için bir an önce kurtulmalıyız. Bunlar gitmeden ne halkımızın ne de patili dostlarımızın can güvenliği sağlanacaktır!

Bizleri işsizliğe, pahalılığa, zam ve zulme mahkûm eden, patili canlarımızı da soykırıma uğratan bu hain iktidardan bir an önce kurtulmalıyız. Bunlar gitmeden ne halkımızın ne de patili dostlarımızın can güvenliği sağlanacaktır! Bunun için birlikte mücadele etmemiz şart!

6 Ekim 2026
Halkçı Doğa ve Hayvanseverler