Bundan tam 56 yıl önce, Türkiye İşçi Sınıfı büyük bir direniş sergilemiş ve sınıf olarak varlığını bir kez daha ortaya koymuştu.
Neydi İşçi Sınıfımızı böylesine büyük bir isyana sürükleyen?
27 Mayıs Politik Devrimi’nden sonra yürürlüğe giren 1961 Anayasası ile kazanılan özgürlükler ortamından İşçi Sınıfımız da yararlanıyordu. Sarı gangster TÜRK-İŞ’e karşı 13 Şubat 1967’de DİSK’in kurulmasıyla işçiler kısa sürede DİSK’te örgütlenmiş, mücadele etmiş ve İşçi Sınıfı adına birçok kazanımlar elde etmişti. Devrimci ortamın da etkisiyle İşçi Sınıfımız her geçen gün daha da politikleşiyordu.
Bu örgütlenmeden korkan Parababaları ve onların siyasi temsilcileri, 274 ve 275 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi kanunlarında değişiklik yaparak örgütlenmenin önüne geçmek ve DİSK’i çalışamaz hale getirerek ABD tarafından kurulup finanse edilen sarı gangster TÜRK-İŞ’in geçmişte olduğu gibi tek işçi konfederasyonu olarak kalmasını istediler.
Parababalarının siyasi temsilcileri tarafından getirilmek istenen bu değişikliğe karşı 150 binden fazla işçi, 15 Haziran’da DİSK öncülüğünde direnişe geçti. 16 Haziran’da da devam eden direnişte polisin açtığı ateş sonucu üç işçi kardeşimiz; Mehmet Gıdak, Yaşar Yıldırım, Mustafa Bayram şehit edildi.
Bilindiği gibi bugünkü Genel Başkan’ımız Nurullah Efe, bu şanlı direnişin en ön saflarındaydı. O zamanlar Usta’mız Hikmet Kıvılcımlı yönetimindeki İPSD’de de aktif olarak görev alan Genel Başkan’ımız, 15-16 Haziran sürecindeki eylemlerin örgütlenme aşamasından başlayarak; bildiriler dağıtarak, sokak çalışmaları, işyeri çalışmaları yaparak direnişin her aşamasında fiilen yer almıştır. Genel Başkan’ımız Nurullah Efe; İPSD Genel Başkanı Latife Fegan, Genel Sekreteri Orhan Müstecaplıoğlu ve yine İPSD üyesi Cemal Yaraş’la birlikte bu Şanlı Direniş sırasında tutuklanmış, işkenceli sorgulamalardan geçirilmiştir. Hatta polis, bu işkenceli sorgulamalar sırasında bizzat Genel Başkan’ımıza; “İPSD olarak işçileri siz kışkırttınız, o yüzden böyle oldu”, ifadelerini kullanmıştır. Genel Başkan’ımız, Selimiye Kışlası’nda tutuklu bulunduğu sırada ayrıca MİT tarafından işkencelere uğratılmış, tıpkı Usta’mız Hikmet Kıvılcımlı gibi tüm işkence ve sorgulardan alnının akıyla çıkmıştır.
15-16 Haziran Direnişi’mizin ardından geçen 56 yıllık süreçte ne yazık ki İşçi Sınıfımız her geçen gün daha fazla açlığa, yoksulluğa, sefalete mahkûm edilmiştir. ABD Emperyalist Haydutları tarafından Türkiye’yi çökertmek üzere devşirilip, partileştirilip iktidara getirilen ve 24 yıldır bu görevi layıkıyla yerine getiren AKP’giller, Genel Başkan’ımız Nurullah Efe’nin sıkça belirttiği gibi Halkımızın kanını kurutmuştur.
Yerli ve yabancı Parababalarının bu zulüm düzenine karşı 15-16 Haziran Direnişi’nin yıldönümünde kurulan Partimiz, bulunduğu her alanda bıkmadan, yılmadan, sayımızın azlığına, düşmanın çokluğuna bakmadan yiğitçe, kararlıca mücadele etmektedir.
Görev; Parababalarının ve onların siyasi temsilcilerinin, ekonomik ve siyasi zulmüne karşı yeni 15-16 Haziran’lar yaratmaktır!
Dayatılan sefalet ücretlerine karşı, sendikasızlaştırmaya karşı, keyfi çalışma koşullarına karşı, İşsizliğe karşı, Pahalılığa karşı yeni 15-16 Haziran’lar yaratmaktır!
İnsanca yaşamak için, çalışma saatlerinin yeniden düzenlenmesi için, kadınların özgürce dolaştığı bir ülke için, çocuklarımızın ve gençlerimizin geleceği için, hayvanlara eziyet edilmemesi için, temiz, yaşanılabilir bir çevre ve doğa için, Devrimci Demokratik Halk İktidarını kurmak için yeni 15-16 Haziran’lar yaratmaktır!
16 Haziran 2026
HKP Genel Merkezi