106 Yıl Önce Sevr İhanetine İmza Atan Hainlerin Torunları Sevr’in Yıldönümünde Yeni Sevr’in Yani BOP’un “Anahtar” Yasasını Meclisten Geçiriyor!

Bilindiği gibi esasen Osmanlı’nın parçalanıp Batılı Emperyalistlerce güç dengesi çerçevesinde paylaşılmasını amaçlayan Birinci Emperyalist Paylaşım Savaşı, Çökkün Osmanlı’nın da dahil olduğu İttifak Devletlerinin ağır bir hezimet yaşamasıyla sonuçlandı. Emperyalist Haydutlar, savaştan yenilgiyle çıkan devletlere utanç verici, küçük düşürücü antlaşmalar dayattı. Bu antlaşmaların en ağırı ise kuşkusuz Çökkün Osmanlı’ya dayatılan “Sevr Antlaşması” oldu.

Batılı Emperyalistlerin dayattıkları koşullar; Osmanlı’nın neredeyse atomlarına kadar parçalanmasını, bütünüyle silahsızlandırılmasını, başta Boğazlar olmak üzere bütün stratejik noktalara el konulmasını ve nihayetinde Anadolu’dan Türk varlığının tamamen tasfiye edilmesini öngörüyordu. Antlaşmaya göre Osmanlı’ya sadece İstanbul ve çevresindeki küçük bir bölge, Karadeniz’den az bir kıyı ve kıyının devamı olarak Anadolu’dan az bir toprak parçası bırakılacak, Batılı Emperyalist Haydut Devletler bir bahane uydurarak bu bölgeleri bile Osmanlı’nın elinden alabilecekti. Batı Anadolu, Doğu Trakya ve Ege Adaları Yunanlara verilecekti. Doğu Anadolu’da demografik yapı hiçe sayılarak bu haydutların sömürgesi olacak kukla bir Ermeni Devleti kurulacak, bu devletin güneyinde ise yine Batılı Emperyalistlerin sömürgesi işlevini görecek bir Kürt Devleti yaratılacaktı.

İşte başını Damat Ferit’in çektiği, kendi pis çıkarlarından başka bir şey düşünmeyen, zerre kadar ulusal değer taşımayan ihanet heyeti, sadece birkaçını sıraladığımız bu ağır maddelerden oluşan Sevr Antlaşması’nı 106 yıl önce bugün, 10 Ağustos 1920’de, Fransa’nın Sevr kentindeki bir porselen fabrikasında imzaladı. Ve bu antlaşmada imzası bulunanlar, alınlarındaki ihanet damgasıyla birlikte Tarihe vatan satıcı, işbirlikçi hainler olarak geçtiler.

Fakat bir de “Bağımsızlık Benim Karakterimdir” şiarını ilke edinmiş, ulusal onurları uğruna ölmeyi, öldürmeyi göze alarak Batılı Emperyalistlere karşı dişe diş, kana kan bir mücadele başlatmış olan Mustafa Kemalİsmet İnönü ve Birinci Kuvayimilliyeciler vardı.

Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkmasıyla yakılan Ulusal Kurtuluş Meşalesi devasa bir ateşe dönüştü ve milyonlarca vatan evladının kanına canına mal olan Antiemperyalist Birinci Ulusal Kurtuluş Savaşı’mızın zaferiyle “Sevr Antlaşması” adlı utanç vesikası asla uygulanmadı ve bir paçavra olarak Tarihin çöplüğüne gönderildi. Bilindiği gibi destansı Kurtuluş Savaşı’mızın zaferinin ardından Sevr paçavrası yırtılıp atıldı ve emperyalistlere söke söke kabul ettirilerek Lozan Barış Antlaşması imzalandı.

Batılı Emperyalist Haydut Devletler yani bugünün ABD-AB Emperyalistleri, Türk ve Kürt Halklarının omuz omuza vererek zafere ulaştırdıkları Antiemperyalist Birinci Ulusal Kurtuluş Savaşı’mızda yaşadıkları hezimeti hiçbir zaman unutmamışlar, Sevr özlemlerinden hiçbir zaman vazgeçmemişlerdir. ABD-AB Emperyalistleri, Türkiye’yi yarısömürgeleri haline getirdikleri 1950’lerden beri, Mustafa Kemal önderliğindeki Birinci Kuvayimilliyecilerin yırtarak suratlarına fırlattıkları Sevr Haritasını hayata geçirebilmek için yoğun bir çaba içerisindedir.

Emperyalist Haydutlar, işte bu çabalarını hep iktidara getirdikleri hainler eliyle sürdürmektedir. 14 Mayıs 1950’de halk düşmanı Bayar-Menderes Çetesinin iktidara getirilmesiyle başlayan ihanet zincirinin son halkası; ABD, İngiltere ve Siyonist İsrail tarafından devşirilen, projelendirilen, partileştirilen, iktidara getirilen ve kuklacılarına ettikleri hizmetler sayesinde 24 yıldır iktidarda tutulan AKP’giller olmuştur.

Bilindiği gibi AKP’giller’in şefi Tayyip, Türkiye için “Yeni Sevr” anlamına gelen BOP’un “eşbaşkanlarından bir tanesi” olduğunu ve “bu görevi yaptığını” kürsülerden, meydanlardan, ekranlardan defalarca dile getirmiş, vatan satıcılığını tescillemiştir.

Tanıklık ettiğimiz gibi bugünlerde BOP’un Türkiye ayağının yani Yeni Sevr’in yaşama geçirilmesinin hızlandırılması için Meclisteki ABD uşaklığı ortak paydasında buluşan vatan, millet ve halk düşmanları canhıraş bir çaba içerisine girmişlerdir.

İşte tam da bugün, Sevr’in 106’ncı yıldönümünde, Mecliste görüşülmekte olan ve adına “Çerçeve Yasa” denilen ihanet yasası, Abdullah Öcalan’ın deyişiyle Yeni Sevr sürecinin “anahtarı” niteliğindedir. Türkiye’nin en az üç parçaya bölünmesini hedefleyen ihanet projesinin bu en somut adımının Sevr’in yıldönümünde atılıyor olması ise tesadüfi bir durum değildir. Bu tutum, her boydan ve soydan ABD-AB uşaklarının Mustafa Kemal, İsmet İnönü, Kuvayimilliye, Türk ve Türkiye Cumhuriyeti düşmanlıklarının net bir göstergesi olmuştur. ABD-AB Emperyalistleri; yerli hain kuklaları ve işbirlikçileri aracılığıyla halkımızdan Sevr’in yırtılıp atılması, yerine Lozan’ın kabul ettirilmesinin intikamını almaya çalışmaktadır. 106 yıl önce Sevr ihanetine imza atan hainlerin torunları ve devamcıları, bugün Yeni Sevr’in hayata geçirilmesinin en somut adımı olan “Çerçeve Yasa”yı Meclisten geçireceklerdir.

Halkın Kurtuluş Partisi olarak net bir şekilde altını çiziyoruz:

Özelde bu yasayı onaylayan, genelde ise ABD Emperyalistlerinin BOP sürecinin bir parçası olan hainlerin, kendilerini nasıl tanımlarlarsa tanımlasınlar, 106 yıl önceki Vahdettin’lerden, Damat Ferit’lerden, Dürrizade Abdullah’lardan, Mustafa Sabri’lerden, Nemrut Mustafa Paşa’lardan, Filozof Rıza’lardan vatan satıcılık konusunda zerre kadar farkları yoktur. 106 yıl önce Sevr’i savunanların ve uygulanmasını isteyenlerin isimleri Tarihin sayfalarına nasıl hainler olarak yazıldıysa, Yeni Sevr’in savunucularının ve uygulayıcılarının isimleri de aynı şekilde vatan satıcı hainler olarak yazılacaktır.

Ve halkımıza sözümüzdür:

Mustafa Kemal önderliğindeki Birinci Kuvayimilliyeciler nasıl Sevr paçavrasını yırtıp atmışlarsa, biz İkinci Kuvayimilliyeciler de BOP’un yani Yeni Sevr’in hayata geçirilmesine asla izin vermeyeceğiz. Ve 106 yıl sonra aynı ihanete imza atan halk düşmanlarını, er ya da geç ama mutlaka tarafsız ve bağımsız mahkemelerde vatana ihanetten yargılayacağız.

Yeni Sevr’e karşı yaşasın İkinci Kurtuluş Savaşı’mız!

Emperyalistler, işbirlikçiler, geldikleri gibi gidecekler!

Kahrolsun ABD-AB Emperyalizmi!

10 Ağustos 2026

HKP Merkez Komitesi