Bilindiği gibi Dünya Halklarının başdüşmanı ABD Emperyalist Haydut Devleti ve onun Ortadoğu’daki bekçi köpeği Siyonist İsrail, 28 Şubat tarihinden beri İran’a yönelik saldırılarını sürdürmektedir. Emperyalist ve Siyonist cellatlar, asker-sivil ayrımı gözetmeden tıpkı Gazze’de, Lübnan’da ve geçmişte dünyanın farklı bölgelerinde yaptıkları gibi kitlesel katliamlar yapmakta, savaş suçu işlemeye devam etmektedirler.
Bu emperyalist saldırının kurbanı olan İran ise tüm imkânlarını seferber etmekte, ABD ve İsrail haydutluğuna karşı bütün gücüyle direnmektedir. İran, emperyalist haydutların saldırı öncesi düşlediği gibi bir günde teslim olmamış; aksine, Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti’nin gözüpek Devrimci Lideri Kim Jong-Un’un tabiriyle “ABD’nin Ortadoğu’daki askeri üssü”nden başka bir şey olmayan Siyonist İsrail’e ve satılmış Arap şeyhlerinin, prenslerinin, krallarının tahakkümü altındaki ülkelerde yer alan ABD askeri üslerine yönelik cesurca saldırılar düzenlemiştir. İran’ın dünya halklarına umut aşılayan, emperyalist ve Siyonist katillerin yenilmez olduğu düşüncesini sarsan direnişi, emperyalist saldırının başladığı 28 Şubat gününden bugüne kararlı bir şekilde sürmektedir.
İran’da burnu sürtülen, emperyalist kibri yerle bir olan ABD’nin faşist, bunak, katil ve pedofil Devlet Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik saldırılarında istediği sonucu elde edemeyince saldırıların kapsamını genişletmek için bölgedeki satılmış devlet başkanlarından, emperyalizmin kanlı katliam örgütü NATO’dan, hatta her alanda rakip olarak gördüğü Çin’den bile medet ummaya başlamış, İran’ın kapattığı Hürmüz Boğazı’nın açılması için bu ülkelerden savaş gemileri göndermelerini talep etmiş ancak NATO üyesi ülkeler de dahil olmak üzere hiçbir ülke an itibarıyla bu insanlık düşmanı celladın talebine olumlu karşılık vermemiştir.
Ülkemize gelirsek; ABD Emperyalist Haydut Devleti, Türk Ordusu’nu İran’a karşı savaşa sokmak için her türlü provokasyona başvurmaktadır. Bilindiği gibi şimdiye kadar üç kez, güya İran’dan Türkiye’ye doğru ateşlenen füzelerin Doğu Akdeniz’deki NATO unsurları tarafından etkisiz hale getirildiği açıklaması yapılmıştır. ABD Emperyalistleri, Siyonist İsrail ve NATO, son günlerin yaygın tabiriyle “Sahte Bayrak” operasyonlarıyla provokasyonlar yaratmakta; Halkımızı, emperyalist canavarlığa karşı yiğitçe direnen İran aleyhine kışkırtmaya çalışmaktadır.
ABD, İngiltere ve Siyonist İsrail tarafından projelendirilip, partileştirilip iktidara getirilen ve 24 yıldır ettikleri hizmetler karşılığında aynı güçler tarafından iktidarda tutulan AKP’giller ise İran’a yönelik cılız, göstermelik destek açıklamalarına rağmen aslında Türkiye’yi komşu ve dost İran’a karşı savaşa sokmak için can atmaktadır. Daha doğrusu Kaçak ve de Haram Saray’ın Sultanı Tayyip’e efendisi Trump’tan gelen emir bu yöndedir. Genel Başkan’ımız Nurullah Efe’nin net bir şekilde altını çizdiği gibi AKP’giller’i bu ihaneti yapmaktan şimdilik alıkoyan temel nedenler; Halkımızın ezici çoğunluğunun İran’dan yana olması ve Türk Ordusu içindeki Kuvayimilliye ve Mustafa Kemal Gelenekli Askerlerimizin ülkemizin İran’la savaşa sokulmasına karşı gösterdiği dirençtir.
Ne var ki yukarıda da altını çizdiğimiz gibi AKP’giller, siyasi varlıklarını ABD Emperyalist Haydut Devletine borçludur. Ve halk düşmanı Trump, başta Halkbank Davası olmak üzere AKP’giller’in işlediği binbir türlü suçu tehdit unsuru olarak kullanmakta, Tayyip’in ve iktidarının başında Demokles’in Kılıcı gibi sallandırmaktadır. Dolayısıyla AKP’giller, Türkiye’yi ABD Emperyalistlerinin İran’a yönelik başlattığı aşağılık saldırıların bir parçası yapmak hedefinden vazgeçmezler, vazgeçemezler. Bu hedeften vazgeçtikleri anda ABD’li efendileri tarafından iktidardan alaşağı edileceklerini adları gibi bilmektedirler.
İşte AKP’giller’in şefi Tayyip’in 16 Mart 2026 tarihinde imzaladığı, “Harp araç ve gereçleri ile silah, mühimmat ve bunlara ait yedek parçalar ile askeri patlayıcı maddelerin Türkiye Gümrük Bölgesi üzerinden transit geçişi kapsamında yeniden ihracatına ilişkin usul ve esaslar”ın düzenlendiği Kanun Hükmündeki Kararname, AKP’giller’in Türkiye’yi İran’a karşı yürütülen emperyalist savaşın bir parçası haline getirme çabalarının somut ve tehlikeli bir göstergesidir. 17 Mart’ta Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren bu kararnameyle, İran’a yapılacak saldırılarda kullanılacak askeri mühimmat Türkiye üzerinden geçirilecek, ABD Emperyalizminin savaş uçaklarının ikmali ülkemiz toprakları üzerinde yapılacaktır. Bu ise Türkiye’nin fiilen ABD ve İsrail’in yanında İran’a karşı savaşa girmesi demektir.
Ülke topraklarımızın mazlum İran Halkına karşı yapılan saldırılarda katil ABD ve Siyonist İsrail’in kullanımına sunulması, AKP’giller’in Türkiye ve dünya halklarına yaptıkları yeni bir ihanetten başka bir şey değildir. Ve şüphesiz AKP’giller iktidarı, işledikleri bu suçtan dolayı da ulusal ve uluslararası planda yargılanacak ve hak ettikleri cezalara çarptırılacaktır.
Halkın Kurtuluş Partisi olarak bir kez daha Halkımızı; ABD, NATO, İsrail ve onlara uşaklık eden AKP’giller’in savaş çığırtkanlıklarına karşı dikkatli olmaya, her türlü provokasyona karşı İran Halkının yanında durmaya devam etmeye davet ediyoruz.
18 Mart 2026
HKP Genel Merkezi