AKP’giller’in emri altındaki Yargı, Genel Başkan’ımız Nurullah Efe’ye bir kez daha ev hapsi cezası verdi

Genel Başkan’ımız Nurullah Efe’ye, kaleme aldığı “Kaçak Saraylı Despot ve Çıkar Ortakları” adlı kitabından dolayı açılan “Cumhurbaşkanına Hakaret” davasının ilk duruşması 10 Mart 2026’da Çağlayan Adliyesi 2’nci Asliye Ceza Mahkemesinde görülmüş, Genel Başkan’ımız her zaman olduğu gibi AKP’giller’i kendi mahkemelerinde yargıladıktan sonra Adliye önünde bir basın açıklaması yapmıştı.

Genel Başkan’ımız Nurullah Efe, bu açıklamanın üzerinden daha 8 saat bile geçmeden, 10 Mart’ı 11 Mart’a bağlayan gece saat 02.00’de hukuksuz biçimde gözaltına alınarak Vatan Caddesi’ndeki Emniyet Müdürlüğüne götürüldü. Gerekçe olarak Genel Başkan’ımızın Adliye önündeki açıklamasının gösterildiği hukuksuz gözaltı sürecinde Genel Başkan’ımızın ifadesi alınmadı. Genel Başkan’ımız, Vatan Emniyet’te 10 saat tutulduktan sonra Çağlayan Adliyesine getirildi. Emniyette ifadenin Savcılık tarafından alınacağı söylenmesine rağmen Çağlayan Adliyesinde de hukuksuzluk devam etti ve Genel Başkan’ımız, yine ifadesi alınmadan, sözde “Cumhurbaşkanına Hakaret” isnadıyla tutuklama istemiyle doğrudan 4. Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi.

Sulh Ceza Hakimliği ise tutuklama talebini reddederek Genel Başkan’ımıza ev hapsi cezası vermiş, ayrıca yurtdışına çıkış yasağı getirmiştir.

AKP’giller’in Genel Başkan’ımıza yönelik hukuk maskeli saldırıları, Genel Başkan’ımızın ve Partimizin yürüttüğü mücadelenin ne kadar etkili olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır. Ancak her zaman söylediğimiz gibi AKP’giller ne yaparlarsa yapsınlar, mücadelemizi engelleyemeyeceklerdir.

Genel Başkan’ımıza yönelik ev hapsi kararının ardından Adliye önünde gerçekleştirdiğimiz basın açıklamasında Parti Avukatlarımızdan Kerim Bütün ve Genel Başkan’ımız Nurullah Efe açıklamalarda bulunmuştur. Yapılan açıklamalar aşağıdadır.

***

Av. Kerim Bütün:

Değerli Basın Emekçileri;

Halkın Kurtuluş Partisi Genel Başkanı Nurullah Efe, dün gece saat 02.15’te, evine gelen kolluk güçleri tarafından hukuksuz şekilde gözaltına alınmıştır.

Dün gece emniyet sürecini takip eden avukatları olarak büyük bir hukuksuzlukla karşı karşıya kaldık. Kolluk, keyfi biçimde ifade almadı. İfade almama gerekçesi olarak “beyanların hukuka aykırı” olduğunu iddia etti. Kendisini mahkeme yerine koyarak açıkça savunma hakkına ve iddia hakkına, dokunulmazlığına müdahale etti.

Bugün Nurullah Efe, Genel Başkan’ımız, Çağlayan Adliyesine bir oldubittiyle getirildi. Karakolda herhangi bir ifadesi alınmayan Başkan’ımızın, Savcılıkta da ifadesi alınmadığı gibi Savcı, tutuklama gerekçesine karakolda suçlamaları reddettiği gibi, sanki ifadesi alınmış gibi bir beyan istedi. Bu açık hukuka aykırılıktır, bunu da buradan tekraren teşhir ediyoruz.

Müvekkilimiz Nurullah Efe, Savcının da hukuka aykırı değerlendirmesi ve kolluğun yanlı tutumuyla tutuklamaya sevk edilmişti. Sulh Ceza Hakimliği tutuklama talebini reddederek tekrardan bir ev hapsi sürecini başlatmış oldu. Konuyla ilgili birazdan Başkan’ımız açıklama yapacak.

Ama şunu özellikle belirtelim ki bugün, dünden haberciydi. Çünkü dün, İstanbul 2’nci Asliye Ceza Mahkemesinde gerçekleşen duruşmada Tayyip’in avukatı, açık bir şekilde savunma hakkına müdahale etti ve mahkemeyi tehdit etmişti. Aynısı dün emniyette yapıldı, yine aynısı bugün savcılıkta yapıldı. Gereken cevapların tamamı hem kolluğa hem Cumhurbaşkanlığına ve Cumhurbaşkanı Avukatına hem de savcılığa verilmiş oldu.

Nurullah Efe, herhangi bir şekilde, herhangi bir kişiye hakaret etmez. Bu hususlar da artık mahkeme kararlarıyla saptanmış oldu.

Yine suçlamalardan bir tanesi; Deniz Geçmiş, Mahir Çayan ve Türkiye Devrimi’nin Önderi, Usta’mız Hikmet Kıvılcımlı’nın Yoldaşı olduğunu beyan etmesiydi. Tüm suçlamalarının tamamının altının boş olduğu ve bir kumpas soruşturma olduğu ortaya çıktı.

Dolayısıyla mücadelemizi sürdüreceğiz. Şimdi konuyla ilgili Genel Başkan’ımız, müvekkilimiz Nurullah Efe basın açıklamasını gerçekleştirecek, sözü kendisine veriyorum.

Nurullah Efe:

Saygıdeğer Arkadaşlarım;

Defalarca söyledik; ABD Emperyalist Haydut Devleti tarafından devşirilerek iktidara getirilen ve 24 yıldan bu yana iktidarda tutulan ve o Haydut Devletin Türkiye’yi BOP çerçevesinde parçalamakla görevlendirdiği bu Tayyipgiller iktidarını eninde sonunda ama muhakkak bu adliyelere getireceğiz, Çelik Bilezikle tanıştırıp.

Onlar, işledikleri binbir suçtan dolayı hesaba çekilecekler. Bundan kaçışları yok! Bağımsız ve tarafsız yargının önüne mutlaka çıkaracağız onları! Ne yaparlarsa yapsınlar, nereye giderlerse gitsinler kaçıp kurtulamayacaklar!

Böyle Ege’de, Avrupa Birliği’ne, Amerika’ya yancılık yapmak için, onlara yanlamak için Lozan’da net bir şekilde bize bırakılmış olan 22 Ada ve 2 Kayalığımızı Yunanistan’a peşkeş çekecek, vatan satacak; ondan sonra da gelip bizi yargılamaya kalkacak. Buna imkân var mı ya?..

FETÖ’yle devleti “ne istediler de vermedik” diyerek, her tarafını parsel parsel paylaştırıp yandaşlık yapacak, ondan sonra da kalkacak yargı aparatını kullanarak bizi korkutmaya, sindirmeye kalkacak.

Yahu, dört AKP kurucusundan biri, Ekonomi Doçenti Abdüllatif Şener ne dedi? Bir tıkla herkes bulabilir. “Tayyip Erdoğan ve yakın aile çevresinin kamudan aşırdığı mal miktarı 300 milyar doları aşkın”, dedi.

Böyle bir adam nasıl devletin tepesinde olabilir?

Zaten diploması yok!

“Fake” diploması!

Resmi evrakta sahtecilik yapmış, nitelikli dolandırıcılık yapmış, bir sahte diplomayla “yüksekokul bitirdim” diyerek kendisini seçimlere sokup yandaşı YSK’ye Başkan seçtirmiş. Neresinden baksanız iler tutar bir tarafı yok.

O yüzden bizi hiçbir şekilde korkutamaz!

Biz, 8 yıl Alfa Kurt Mustafa Kemal’in ordusunda savaşmış olan Hasan Oğlu Mustafa Efe’nin torunuyuz. Bu vatanı onlar bize miras bıraktı, gözümüz gibi koruyacağız. Halkımızın mutluluğu için, canımız pahasına mücadele edeceğiz. Ve 1967’den bu yana hep söyleyegeldiğimiz gibi; biz ölüme meydan okumuşuz! Ölümle dans etmişiz hep! Bunlar kim ki bizi korkutacak ya?..

İşte yeniden bir yoklama çekti. Ne kolluğu ifademizi almaya cesaret edebildi ne de bizim hakkımızda tutuklama kararı veren savcısı, bizim karşımıza çıkma cesareti gösterebildi.

Bizi tutuklaması için sorgu hakiminin karşını çıkarıyorlar. Ama ne yaptık orada biz?

Avukat Yoldaşlarımızın ve genç halk çocuklarından oluşan kolluk mensuplarının gözü önünde Tayyipgiller’i bir kez daha yargıladık. Mahkûm ettik bir kez daha.

Bunun sonucunda da genç Hâkim yasaya hepten uymamazlık edemedi. O yüzden bize tutuklama kararı veremedi. Ama bunların zulümlerini, zalimliklerini bildiği için KYOK yani “Kovuşturmaya Gerek Yok” kararı da veremedi. Eğer öyle bir şey verseydi belki, sanıyorum gönlünden o geçiyordu, ama kendisinin burada oturamayacağını biliyordu. Belki mesleğinden edeceklerdi. Bir orta yol bularak bize ev hapsi verdi.

Ne olacak! Hepsi hoş geldi, sefa geldi!

Zindanda yatmak da bizim için çerez oldu, idamla yargılanmak da bizim için çerez oldu, üzerimize kurşunların yağması da bizim için çerez oldu.

Vatan aşkını söylemekten ve o uğurda savaşmaktan korkar hale gelmektense, ölmek bin defa yeğdir!

Ve halkımıza sözümüzdür:

Tayyip ve avanesi eninde sonunda bu mahkemelerin, bu adalet kurumlarının önüne gelecek, bağımsız ve tarafsız yargının önünde, işlemiş olduğu bugüne kadarki binbir suçun hesabını verecek. Kaçarız kurtuluruz diye hiç boş hayallere kapılmasınlar!

Halkız, Haklıyız, Yeneceğiz!

11 Mart 2026

HKP Genel Merkezi