AKP’giller; Mustafa Kemal İmzasıyla Kamulaştırılan, İşçi ve Emekçi Halkımızın Vergisiyle Onarılan Meslek Fabrikasına El Koyuyor!
Buna İzin Vermeyeceğiz!
Değerli Basın Emekçileri ve Değerli Halkımız;
Ortaçağcı gerici AKP’giller iktidarı, Laik Cumhuriyet’in yadigarı olan kamu mallarını talan etmeye devam ediyorlar. Bu kez de 1926 yılında Antiemperyalist Birinci Kurtuluş Savaşı’mızın Önderi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzası ve dönemin Bakanlar Kurulu kararıyla kamulaştırılan, onlarca yıl boyunca işçi, emekçi halkımızın vergisiyle ayakta tutulan ve bugün 145.000’i aşkın yurttaşımıza ücretsiz mesleki eğitim veren İzmir Meslek Fabrikası’na çökmeyi hedeflerine koymuşlar.
Vurgun ve talan iktidarı AKP’giller’in emrindeki Vakıflar Genel Müdürlüğü, mahkeme kararlarını hiçe sayarak, tapu müdürlükleri üzerinden binayı gece yarısı hukuksuzca kendi üzerine tescil ettirmiştir. Bu, halkın malını Parababalarına, tarikat ve cemaatlere peşkeş çekme politikalarının yeni bir halkasıdır.
Her ne kadar geçtiğimiz günlerde bu devir işleminin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiş ise de dava esastan reddedilmediği sürece, AKP’giller’in buraya çökme girişimleri bitmeyeceğinden işbu açıklamayı yapma zorunluluğu doğmuştur.
BU BİNA HALKINDIR — TARİH BELGELERLE KONUŞUYOR!
AKP’giller yalan söylüyor. Gerçekler açıktır:
Meslek Fabrikası, 1908’de özel kişilerce inşa edilmiştir — vakıfla en ufak bir bağı yoktur.
1926’da, dönemin Başbakanı İsmet İnönü ve Mustafa Kemal Atatürk’ün imzasıyla kamulaştırılmış, bedeli ödenerek kamu mülkiyetine alınmıştır.
1940’tan bu yana tapuda İzmir Büyükşehir Belediyesi adına tescillidir.
2007 yılında tapu üzerindeki vakıf şerhi 1,6 milyon lira ödenerek Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün yazısıyla temizlenmiştir.
2015–2017 arasında 17 milyon liralık belediye bütçesiyle — yani halkımızın parasıyla — restore edilmiştir.
Bugüne kadar 145.000’den fazla yurttaşımız bu çatı altında ücretsiz meslek eğitimi almıştır.
TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası da bu gerçeği belgelerle ortaya koymuştur: Bu binanın vakıf yoluyla meydana geldiğine dair tek bir belge yoktur. Yargı da binanın tahliyesini defalarca durdurmuştur. Ancak AKP’giller mahkeme kararlarına aldırmadan tahliye girişimlerini sürdürmektedir. Bu başlı başına hukuksuzluğun itirafıdır.
İZMİR’E SALDIRI DURMUYOR: DÖRT YAPI BİRDEN HEDEFTE!
AKP’giller yalnızca Meslek Fabrikası ile yetinmemektedir. Ortaçağcı gericiliğin siyasi projesi olan Vakıflar Genel Müdürlüğü kısa süre içinde İzmir’in dört ayrı tarihi yapısını hedef almıştır:
1. Meslek Fabrikası — Mustafa Kemal Atatürk imzalı kamulaştırma, Ekim 2025’te gece yarısı hukusuzca tescil edildi.
2. Egemenlik Evi — 1891’de İzmir halkının bağışlarıyla yapılan tarihi bina. İzmir Belediyesinin hizmet merkezi. El konuldu.
3. Gasilhane — Yıllardır İzmir Belediyesi bünyesinde halkımıza kamu hizmeti veren yapıdır. El konuldu.
4. Namazgâh Hamamı — 16. yüzyıldan kalma tarihi bina, 2018’de İzmir Belediyesi tarafından 1,2 milyon TL harcanarak restore edilmiştir. 16 Mart 2026’da Kaptan-ı Derya Kaymak Mustafa Paşa Bin Mehmed Bey Vakfı adına tescil edildi.
Meslek Fabrikası, Egemenlik Evi, Gasilhane ve Namazgâh Hamamı’nın mülkiyeti derhal ve koşulsuz olarak İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne iade edilmelidir!
TÜRKİYE GENELİNDE SİSTEMATİK SOYGUN: 1.014 TAŞINMAZ!
Bu politika İzmir’e özgü değildir. AB-D Emperyalizmi’nin yerli işbirlikçisi AKP’giller, Vakıflar Kanunu’nun 30. maddesini bir ganimet aracına dönüştürerek kamu mülklerini sistematik biçimde talan etmektedir. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün kendi itirafına göre 2008’den bu yana Türkiye genelinde 1.014 taşınmaz bu yolla belediyelerden alınmıştır.
Talana uğratılan halkın mallarından birkaçı:
İstanbul — Taksim Gezi Parkı (2021): 166 yıldır İBB tapusundaydı. Gezi direnişini bastıramayan AKP’giller onu da vakfa devretti!
İstanbul — Galata Kulesi: Yüzyıllardır İBB mülkiyetindeyken alındı. Şimdi parababalarının kasasına kira akıyor.
İstanbul — Selimiye Kışlası, Adile Sultan Sarayı, Pera Palas Oteli, Vefa Lisesi, Şişli Etfal Hastanesi, Sait Halim Paşa Yalısı mazbut vakıflara tescil edildi.
Türkiye geneli — 2002–2021 arasında 808 taşınmaz kat karşılığı inşaata; 484 taşınmaz ise 49 yıla kadar uzayan özel kiralamalara açıldı. Bu bir özelleştirme adlı soygundur.
Mimarlar Odası bu durumu “kamu mülklerinin hızla özelleştirilmesi” olarak tanımlamış ve devredilen 1.014 yapının tam listesinin kamuoyuyla paylaşılmasını talep etmiştir. AKP’giller bu listeyi bugüne kadar gizlemiştir. Saklayacakları daha ne kadar şey var?
Ortaçağcı gerici AKP’giller iktidarı, gasp ettiği kamuya ait mülkleri, yandaş cemaat ve vakıflarına peşkeş çekmektedir. TÜGVA’ya İBB binaları, Ensar Vakfı’na kamu arsaları, çeşitli tarikat vakıflarına belediye yapıları bedelsiz verilmiştir. Her biri birer din derebeyliği olan tarikatların yurtları, cemaat merkezleri, halkın mülkleriyle finanse edilmektedir.
Laik Cumhuriyet düşmanı AKP’giller’in İzmir Meslek Fabrikası binasına ve yer aldığı bölgeye besledikleri hıncın ve çökme arzularının temel bir nedeni de yapının ve yer aldığı alanın Antiemperyalist Birinci Kurtuluş Savaşı’mızın İzmir’deki önemli bir simgesi olmasıdır. 9 Eylül 1922 sabahı İzmir’e ilk giren öncü süvari müfrezesinden 4 askerimiz ve bir sivil, düşman tarafından bu fabrikadan açılan ateşle şehit düşmüştür. Bu nedenle, Halkapınar’daki İstiklal Şehitliği ve Anıtı, İzmir’in Kurtuluşunun “son şehitlerini” simgeler ve “Vatan-Namus Anıtı” olarak da bilinir 1923 – 1938 yılları arasında “İzmir’in Kurtuluş” törenleri hep buradan başlamıştır. İşte vatan satıcı bu hain iktidarın zoruna giden de buranın Kuvayimilliyenin zafer hatırası olmasıdır.
Değerli Halkımız,
ABD-AB Emperyalistlerinin yerli uşağı AKP’giller, ne yaparlarsa yapsınlar Kuvayimilliye yadigarı olan, Antiemperyalist Birinci Kurtuluş Savaşı’mızın Önderi Mustafa Kemal imzasıyla halkın mülkiyetine geçirilmiş yapıları halkımızın ellerinden alamaz. İşçi ve emekçi halkımızın vergisiyle inşa edilmiş, onlarca yıl hizmet vermiş bu yapılar Parababalarına, ülkemizi Ortaçağın karanlıklarına sürüklemek isteyen cemaatlere, tarikat vakıflarına teslim edilemez. Bu ülkenin en vatansever, en halksever partisi olarak Halkın Kurtuluş Partisi; halkın mülkiyetini korumak için, emperyalizme ve onun yerli işbirlikçilerine karşı mücadelesine tüm kararlılığıyla devam etmektedir.
HKP’nin Demokratik Halk İktidarında;
“Yalnız insana değil Tarihe ve Tabiata da hiç saygı duymayan Parababalarının; şehirlerimizin Tarihi dokusunu, yeşil alanlarımızı, kıyılarımızı acımasızca tahrip etmesine, yok etmesine, şehirlerimizdeki Tarih varlıklarını kazıyıp, yerlerine iş merkezi, katlı otopark, lüks konutlar yapmasına son verilecektir.
Ülkemizdeki Anadolu Medeniyetlerine ait tarih ve kültür varlıklarının hemen hemen yarısının Batılı Emperyalist canavarlarca yağmalanmasına ve bu emperyalist devletlerin müzelerinde sergilenmesine son verilecek; çalınan bu zenginliklerimizin, uluslararası yasaların emrettiği biçimde, onlardan geri alınarak ülkemize, ait olduğu topraklara getirilecektir.
Tabi ülkemizdeki zenginliklerin de ortaya çıkarılması, çıkarılan ve bilinenlerin de korunması için gerekli her çalışma yapılacak. Önlem alınacak.
Unutmayalım ki Tarih tekrar yaşanmaz, yaratılamaz. Onlar kaybolursa yerine yenisi konamaz… O yüzden onları, gözümüz gibi korumamız gerekir.
25.03.2026
Halkın Kurtuluş Partisi
İzmir İl Örgütü