104’üncü Yıldönümünde Zaferin Mavi Kızıl Şafağının Üzerini BOP Cehenneminin Karanlık Bulutları Örttü.
Onu da yırtıp atacağız! And Olsun!…
Birinci Kuvayımilliyeciler; Mustafa Kemal, İsmet İnönü ve silah arkadaşları önderliğindeki Türk ve Kürt Halkı 26 Ağustos’ta başlayan Büyük Taarruz ile süpüre, kazıya 30 Ağustos 1922’de dünyada ilk kez Emperyalistleri hezimete uğrattı. Üzerinde yaşadığımız toprakları ve üç tarafımızı çevrelemiş denizlerimizle bize güvenli vatan yaptı. Sevr’i parçalayıp attı. Lozan Anlaşması ile de mühürledi.
İkinci Emperyalist Paylaşım Savaşı sırasında dünyanın büyük kısmı kan gölüne dönmüştü. Sonrasında etrafımızda Ortadoğu emperyalist işgaller altındaydı. Kışkırtılıp birbirine düşürülen halklar, cehennem ateşinde kavrulurken, oradan oraya savrulurken ülkemiz sıcak savaşa girmeden bugüne kadar gelebildiyse; Emperyalist yedi düveli ülkemizden 26 Ağustos 1922’de başlayıp 30 Ağustos 1922’de sonuçlanan Büyük Taarruz Zaferi ile kovan şehit ve gazilerimizin kanının mürekkebi olduğu Lozan’ın imza edilmesiyle mümkün olmuştur bu.
“Nemiz varsa, eğer bağımsız bir devlet kurmuşsak, hür vatandaşlar olmuşsak, şerefli insanlar gibi dolaşıyorsak, yurdumuzu batının pençesinden, vicdanımızı ve düşüncemizi Doğu’nun pençesinden kurtarmışsak, şu denizlere bizim diye bakıyor, bu topraklarda ana bağrının sıcaklığını duyuyorsak, belki nefes alıyorsak, hepsini, her şeyi 30 Ağustos Zaferine borçluyuz.” (Falih Rıfkı ATAY)
Ya bugün?
10 Ağustos 1920’de Osmanlının çökmüş, bitmiş, ruhları satılmış adını lanetle andığımız başta Vahdettin olmak üzere Damat Ferit Paşa ve Şuray-ı Devlet üyeleri yani Sevr’e diz çökenlerin devamcıları, bugünkü temsilcileri, daha 20 gün önce, 10 Ağustos 2026’da, Sevr paçavrasının yıldönümünde “Çerçeve Yasa” isimli ihanet yasası ile yeni Sevr demek olan BOP’un “anahtarını çevirdiler, kilidi” açıyorlar.
Topraklarımız parçalanmak, üzerinde yaşayan halkımız birbirine kırdırılmak, bin yıllık kardeşlik bozulmak üzere.
Halkın Kurtuluş Partisi Önderliğinin, Kurucu Genel Başkanımız Nurullah Efe’nin yıllar önce tespit ettiği üzere Kuvayımilliye’ye düşman, Büyük Taarruzla izi tozu silinen Emperyalistlerin yüz yıllık Sevr planlarının yeniden inşası için hizmetkârlık eden, AB-D Emperyalist Haydutlarının ve onların yerli işbirlikçilerinin çıkarları için halklara ihanet eden Meclisteki iktidar ve muhalefet partileri üyesi sözde milletvekilleri güya “Terörsüz Türkiye” diyerek satılmış katillerden sözde yeni kahramanlar yaratacaklar.
Saygıdeğer Cilekeş Halkımız;
Vatanın en az üç parçaya bölünmeye hazırlanılıyor.
Topraklarından parça alınıp yeni bir İsrail, ABD Uydusu, halkların bağrına kama gibi saplanacak bir Kürt Devleti kurulmak isteniyor.
Sanıyor musun ki bu Kürt Devleti yoksul Kürt Halkının kurtarıcısı olacak.
Hayır!
Kürt aşiret ağalarının yönetiminde, zenginlerinin yönetiminde Kürt Halkı yokluktan, yoksulluktan yine inim inim inleyecek. BOP çerçevesinde yeniden düzenlenecek Ortadoğu’ya asker olarak sürülecek, analar yine ağlayacak, çocuklar babasız kalacak. Türk-Kürt-Arap Halkı, bütün Ortadoğu Halkları birbirine kırdırılacak. 100 yıldır her tehdide, her kışkırtmaya rağmen güvende yaşadığımız topraklar alev topuna dönecek.
Hainden, hainlerden kahraman olmaz!
Kahramanlar; kendisinden sayı, silah ve lojistik destek olarak güçlü olan düşmana “Söz konusu vatansa gerisi teferruattır!” diye önder olanlardır.
Kahramanlar; geride bıraktığı yavrusunu, yavuklusunu, anasını, atasını; vatan varsa ve özgürse onlar da sağ, sağlıklı ve mutludur diye düşünüp ardına bakmadan savaşan, gerektiğinde bedenini siper eden Mehmetçiktir, Memodur.
Kahramanlar; 9 yaşında ulusal mücadeleye katılan Nezahat Onbaşıdır. Kahramanmaraş’ta “Yaşım küçük ama imanım büyüktür” diyerek savaşan Şekerci Ökkeş’tir. Çuhadar Ali’dir. Küçük ve çevik yapısıyla düşman hatlarında en tehlikeli haberleşme ve keşif görevlerini yerine getiren Etlioğlu Ahmet’tir. Sait Yalçın ve Fındıklıoğlu İbrahim’dir.
Kahramanlar; Kara Fatma, Şerife Bacı, Gördesli Makbule, Tayyar Rahmiye, Halime Çavuş, Nezahat Onbaşı, Çete Ayşe, Kılavuz Hatice, Binbaşı Ayşe’dir.
Kahramanlar; bölgesine barış ve güven getiren Birinci Kuvayımilliyecilerdir!
Kahramanlar; önce halkları birbirine düşürüp ülkeyi cehennem ateşine atan, sonra da sözde barış getireceğiz diye Cennet Vatanımızı parçalamaya çalışan, insan soyunun baş düşmanı ABD ve AB Emperyalistlerini ve Halk düşmanı bu haydutların yerli işbirlikçilerini kulaklarından tutup teşhir edenlerdir.
Kahramanlar; gelmekte olan kan, gözyaşı, parçalanmaya karşı halkının gözündeki perdeyi kaldırmak için canhıraş mücadele verenlerdir.
Gerçek Kahramanlar; bölgemizde ve dünyada ABD ve AB Emperyalistlerinin böl-parçala-yönet politikalarına karşı ulusal bağımsızlık mücadelesi veren Vatanseverlerdir.
Gerçek kahramanlar; BOP’a karşı mücadele veren, “Vatan aşkının söylemekten ve gereğini yapmaktan korkar hale gelmektense ölmeyi yeğ tutan” İkinci Kurtuluş Savaşçılarıdır!
Gerçek Kahramanlar; kendini Vatanına ve Halkına vakfetmiş Halkın Kurtuluş Partililer ve HKP’yi anlayıp onunla beraber düşünüp davranan, Demokratik Halk İktidarını kurma mücadelesine omuz veren Yurtseverlerdir.
And olsun ki bu onurlu mücadeleyi, Birinci Kuvayimilliyeci Atalarımız gibi zaferle taçlandıracağız, Halkımıza, Dünyanın Mazlum Halklarına yeniden umut ve ilham olacak yeni 30 Ağustoslar hediye edeceğiz.
30 Ağustos 2026
HKP Genel Merkezi