Sevgi ve Saygıdeğer Emekçi Halkımız,
2 Temmuz 1993’te Sivas’ta yaşananlar bir katliam ve insanlık suçudur. Bu katliam ve insanlık suçunun 33 yıldır bir susuşla üstü kapatılmak istendi ve yıllar içerisinde açıktan bir devlet politikasıyla yok sayılarak unutturulmaya çalışılıyor.
Hangi “insanım” diyen biri, insanın yakılarak katledilmesine tepkisiz kalabilir?
Sivas katliamını unutmadık unutturmayacağız!
Sivas Katliamı ile neler yaşandı?
– 33’ü aydın, sanatçı, 2’si otel çalışanı olmak üzere 35 insanımız yakılarak katledildi. 2 de saldırgan öldü, kendi yaktıkları cehennem ateşinde!
– Sivas özelinde Türkiye’de bir şeriat provası yapıldı.
– Günler öncesinden şehirdeki Pir Sultan Abdal Şenliklerine yönelik provokasyon hareketliliğine karşı diller sustu, gözler kör, kulaklar sağır oldu.
– 2 Temmuz ve sonraki gün ve yıllarda eli kanlı Ortaçağcı gericilerden hesap sorulmadığı için Ortacağcılara her an her şeyi yapabilecekleri özgüveni verildi.
– Mezhepsel bir çatışmanın her an olacağı algısı yaratıldı.
– Bir korku politikasıyla tüm Aleviler ve duyarlı halkımız sindirilmeye çalışıldı.
– başta Sivas olmak üzere bulundukları şehirde kendini güvende hissetmeyen Aleviler büyük şehirlere göç etmek zorunda bırakıldı.
Evet, 33 yıl önce bugün, Sivas Madımak Oteli’nde 35 canımız, insanımız, aydınımız eli kanlı Ortaçağcı gericiler tarafından, göz göre göre yakılarak katledildi. Bu katliamın üzerinden 33 yıl geçti. Ama acısı hâlâ taze. Yapılan uyduruk yargılamalarla, katiller ve azmettiricileri insanlığa karşı işlenen bu suçtan göstermelik, ödül gibi sözde cezalar aldılar. Zaman aşımından davalar düşürüldü. Kutlamalar yapıldı. Katillerin avukatlarından bir kısmı AKP’den milletvekili yapıldı. Ve biz bunların hiçbirini unutmadık!
ABD-AB Emperyalist Çakallarının, eli kanlı maşalarının, CIA-Pentagon, Muaviye-Yezid İslamcılarının devletin gözü önünde katlettiği 35 insanımızı unutmayacağız, unutturmayacağız!
Sevgi ve Saygıdeğer Emekçi Halkımız,
Bu katliamın yıldönümünde de emperyalist çakallar, ABD’nin Ortadoğu’daki bekçi köpeği Siyonist İsrail eliyle, satılmış Arap Şeyhleri ve Emirleri ile birlikte Filistinlileri soykırıma uğratıyor. Libya, Irak, Suriye yerle bir edilerek binlerce insan katledildi. Meşru devletler aşiretlere bölündü, şeyhlere, IŞİD’cilere, El-Kaidecilere, HTŞ’cilere teslim edildi. Milyonlarca insan evini yurdunu terk etti. Bunların da Sivas’ta 35 canımızı katledenlerden zihniyetçe zerre kadar farkı yoktur.
Yine aynı Emperyalist Cephe, 28 Şubat’ta İran Halkına hunharca saldırdı. Ama gereken cevabı İran Halkından aldılar. ABD’nin manyak, pedofil, sapık Başkanı Trump İran’la anlaşmak zorunda kaldı. Bir ABD-İsrail-İngiliz projesi olan halk düşmanı AKP’giller ise doğaları gereği bu süreçlere lafta karşı çıkarken diğer yandan İsrail ile ticaret yapmaya devam ettiler. Üstelik de ülkemizi, bu insan kanı içicilerle en fazla ticaret yapan 5’inci ülke durumuna getirdiler… Azerbaycan petrolünün Mersin Limanı’ndan İsrail’e akmasına seslerini çıkaramadılar, hatta bu işten “komisyon” alıyoruz diye övündüler. Özellikle İran saldırısında İsrail’e can suyu olan Kürecik Radar Üssü’nü, İncirlik Üssü’nü kapatamadılar. Çünkü bir ABD projesi olan BOP’un Eşbaşkanıdır Tayyip Erdoğan.
Büyük Ortadoğu Projesi’yle ülkemiz de içinde olmak üzere Ortadoğu’da sınırlar yeniden çizilmektedir. Ülkemizin payına düşen de yerli satılmışlar eliyle en az üçe bölünmektir. Bunun için de başta ABD-AB Emperyalist Çakalları olmak üzere bu insanlık düşmanı haydutlar katliamlara doymamaktadırlar.
Bizde de ne yazık ki Sivas ve benzeri katliamlarla, BOP’un amaçlarına hizmet eden bölünmeye, parçalanmaya zemin hazırlanmaktadır. Oysaki Sivas Pir Sultan Abdal etkinliklerinde barış, kardeşlik, dostluk, dayanışma vardı.
Bundan hangi insan rahatsız olur ki?
Bundan ancak insan soyunun başdüşmanı ABD Emperyalist Çakalı ve onun yerli satılmış işbirlikçileri olan Ortaçağcı CIA-Pentagon, Muaviye-Yezid İslamcıları rahatsız olmuştur. Çünkü onlar için güçlü, dayanışma içinde olan toplumlar tehlikelidir, istedikleri gibi sömüremezler. Onun için halkı birbirine düşman etmek amacıyla ajanları eli ile toplumda kamplaşmalar yaratırlar. Etnik ve mezhepsel ayrışmaları sürekli körüklerler. İşte mazlum Filistin Halkını katleden, İran Halkına bombalar yağdıran Siyonist İsrail alçağını destekleyenler de Sivas’ta insanlarımızı yakarak katleden Ortaçağcı-Faşist cellâtları destekleyenler de ABD-AB Emperyalist Çakallarıdır.
Sevgi ve Saygıdeğer Halkımız,
Ne yazık ki tüm uyarılarımıza rağmen bir de bunu göremeyen ve solculuk iddiasında bulunanlar var ki onlar artık iflah olmaz durumdalar. Bunlar AKP ile aynı yola girmiş Amerikancı Kürt Hareketi’nin kanatları altında solculuk oynayan Sevrci Soytarı Sahte Solculardır. Kıyafet özgürlüğü adı altında Ortaçağcı gericiliğin siyasi bayrağı olan Türbanın kamuda serbest bırakılması eylemlerine destek verenlerdir bunlar. Ne yazık ki ideolojisi din olan Tefeci-Bezirgân Sermayeyi göremeyecek ideolojik kofluktadır bu hareketler. Ancak AKP’giller’in Laikliğe yönelik her saldırısı her gün bir kez daha göstermektedir ki Laik Cumhuriyet ve Mustafa Kemal düşmanı bu asalak Ortaçağcı sınıf tasfiye edilmedikçe ülkemiz her geçen gün emperyalist çakallar ve yerli satılmışlar cephesi tarafından Ortaçağ’ın karanlığına doğru sürüklenmeye devam edecektir.
Sevgi ve Saygıdeğer Halkımız,
Sivas Katliamı’nın 33’üncü yılında artık ülkemizde ABD Emperyalizmin isteği doğrultusunda monarşi konuşulur hale geldi. Yargıyı kendi hukuk bürolarına çeviren AKP’giller CHP’yi mutlak butlanla kendine bağlamak istiyor ve muhalefet partilerinin genel başkan ve yöneticilerini de ben belirlerim diyorlar. Mutlak Butlan bir CHP ya da Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu meselesi değildir. Bu mesele yani CHP’nin kurumsal varlığını yok etmeye çalışan AKP’giller’e karşı mücadele etme meselesi; çocuklarımızın, gençlerimizin, kadınlarımızın, işçimizin, emeklinin, emekçi halkımızın, doğamızın, hayvanların geleceğini ilgilendiren bir meseledir.
Sevgi ve Saygıdeğer Halkımız,
İşte Partimiz bu bilinçle davranıp mücadele etmektedir. O bakımdan, her zaman ifade ettiğimiz gibi, günümüzün en acil ve can yakıcı görevi, “Bin Yılın Felaketi” olan, Amerikan uşağı AKP’giller belasından kurtulmaktır. Bu Ortaçağcılara karşı halkımızı Partimiz saflarında Laik Cumhuriyet’e ve kazanımlarına sahip çıkmak için mücadele etmeye çağırıyoruz.
Bir kez daha Sivas Katliamı’nda yaşamını yitiren o güzel insanları sevgi ve saygı ile anıyoruz.
Gün gelecek, devran dönecek katiller ve katilleri besleyenler hesap verecek!
Kahrolsun ABD-AB Emperyalizmi!
Şeriat Ortaçağdır!
Sivas Katliamı’nı Unutmadık, Unutmayacağız!
Sivas Şehitleri Ölümsüzdür!
2 Temmuz 2026
Halkın Kurtuluş Partisi
Genel Merkezi