Genel Başkan’ımız Nurullah Efe’ye açılan sayısız “Cumhurbaşkanına Hakaret” davalarından birinin duruşması daha görüldü

Türkiye’nin başına ABD Emperyalist Haydut Devleti tarafından çöktürülmüş olan AKP’giller iktidarı, Genel Başkan’ımız Nurullah Efe’nin her konuşmasından, her yazısından suç türetmeye, emri altına alıp muhalifleri sindirmeye yönelik operasyon silahına dönüştürdüğü Yargıyı kullanarak Genel Başkan’ımız hakkında soruşturmalar, davalar açtırmaya devam ediyor.

AKP’giller Yargısı, Genel Başkan’ımıza bugüne kadar 15 yıla yakın hapis cezasının yanı sıra defalarca siyasetten men etme cezası vermiştir. Devam eden davalardan ise Genel Başkan’ımız için 60 yıla yakın hapis cezası istenmektedir. Kuşkusuz AKP’giller, Yargı kılıfına büründürdükleri bu saldırılarla Genel Başkan’ımızın mücadelesini engellemeyi ve Partimizin Halkımızla daha fazla buluşmasını engellemeyi amaçlamaktadır. Ancak Genel Başkan’ımız Nurullah Efe; açılan her davanın duruşmasında, çağırıldığı her ifadede bunun ne kadar beyhude bir çaba olduğunu, AKP’giller’i ve Reislerini kendi mahkemelerinde yargılayarak tekrar tekrar göstermektedir.

İşte Genel Başkan’ımız Nurullah Efe’ye AKP’giller’in açtırdığı sayısız davalardan birinin daha duruşması, 24 Şubat 2026 tarihinde Çağlayan Adliyesinde görüldü. Duruşma öncesi Kolluk Kuvvetleri ve Adliyedeki Güvenlik Görevlileri, Yoldaşlarımızın her zaman olduğu gibi coşkuyla duruşma salonuna girmesini engellemeye çalıştılar. Kısa süreli bir arbedenin ardından kararlı tutumumuzla bu girişimleri boşa çıkardık ve her zaman olduğu gibi MYK Üyemiz Halil Arabulan’ın “HKP Genel Başkanı Nurullah Efe, AKP’giller’i kendi mahkemelerinde yargılamaya devam ediyor!” haykırışıyla birlikte Genel Başkan’ımızın ardından duruşma salonuna girdik.

Duruşmanın başlangıcında söz alan Genel Sekreter Yardımcımız Av. Tacettin Çolak, 14 soruşturma dosyanın ve 5 dava doyasının birleşmesiyle vücut bulan bu hilkat garibesi davadaki hem usul hem de esasa ilişkin hukuksuzlukları ve eksiklikleri bir bir sıraladı. Birleşen dosyanın iddianameleri Genel Başkan’ımıza tebliğ edilmediği için dava, 17 Eylül 2026 tarihine ertelendi.

Duruşma sonrası Adliye önünde bir eylem gerçekleştirdik. Genel Sekreter Yardımcımız Av. Tacettin Çolak’ın davaya ilişkin hukuki değerlendirmesini ve Genel Başkan’ımız Nurullah Efe’nin AKP’giller’in halk düşmanı yüzünü bir kez daha teşhir edişini içeren konuşmaların tam metni aşağıdadır.

***

Av. Tacettin Çolak:

Değerli Halkımız;

Bugün İstanbul 52’nci Asliye Ceza Mahkemesinde, Halkın Kurtuluş Partisi Genel Başkan’ımız Sayın Nurullah Efe’nin yargılamalarından bir tanesini yaşayamadık. Esasen bu duruşma Türkiye çapında Sayın Başkan’ımız hakkında başlatılan onlarca soruşturmanın, 60’ın üzerinde soruşturmanın, on dört tanesinin birleştirildiği bir dosyaydı. Mahkeme Hâkimlerinin dahi dosyanın içeriğine tam vakıf olamadıkları, tıpkı “Torba Kanunlar” gibi artık Torba Yargılamalar ya da Torba Davalar açtıkları bir dosyaydı.

Dolayısıyla her zaman söylüyoruz: Tayyip Erdoğan’a hakaret suçlamasıyla açılan davaların hiçbirisinin yasal dayanağı yoktur. Özellikle Türk Ceza Kanununun 299’uncu Maddesinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarıyla ilga hale yani mevzuattan çıkartılması gerekir hale gelmesinden dolayı bu yargılamalar keyfidir, kanunsuzdur, usulsüzdür. Özellikle artık son zamanlarda bir tane 299 yargılamasıyla yetinmiyorlar, dosyanın içerisine ilgili ilgisiz herkesi dahil ederek Türk Ceza Yasasının 125’inci Maddesindeki hükümleri de uygulamak için Sayın Genel Başkan’ımız hakkında davalar açılıyor.

Yani bu davalar bize göre çöp davalardır. Bu davaların bugün burada her nasılsa bir karar verilse dahi, cezalandırılmaya yönelik bir karar verilse dahi birincisi; AİHM yargısından döneceği kesindir. İkincisi de; artık AKP diktatörlüğünün son bulduğu, devranın döndüğü, rüzgârın tersine estiği dönemlerde de hepsinin çöpe gideceği davalar olacaktır. Tıpkı Ergenekon yargılamalarında olduğu gibi…

Bugün 52’nci Asliye Ceza Mahkemesinde, özellikle 11’inci Yargı Paketiyle birlikte getirilen “Önödeme” uygulamasının kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçlamalarında da getirilmesi gerektiğini, getirilmemesinin Anayasaya aykırı olduğunu ileri sürdük. Tekrardan, bıkmadan usanmadan TCK 299’un da yine Anayasaya ve AİHM yargısına, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine aykırı olduğunu ileri sürdük.

Maalesef beklediğimiz gibi, gerekli araştırmalarını yapmadan, esasen daha yeni dosyaya görevlendirilmiş ve dosyanın içinden çıkamayan bir yargıç tarafından bu taleplerimiz reddedildi. Ve dahası; müvekkilimize tebliğ edilmeyen, hatta bırakın tebliği, savcılıklar tarafından soruşturma aşamasında birleştirme kararları verilen iddianameler nedeniyle savunma yapmamız istendi. Biz de böyle bir savunma yapmayacağımızı söyledik. Zaten Genel Başkan’ımız her zaman, her yerde, her mahkemede; “Ben savunma yapmam, savunma yapmaya gelmedim, burada yargılamaya geldim” dedi. Bu tavrımız nedeniyle duruşma 17 Eylül 2026 günü saat 10.00’a ertelenmek durumunda kalındı.

Ben sözü daha fazla uzatmıyorum. Söz Genel Başkan’ımızda…

Nurullah Efe:

Saygıdeğer Arkadaşlarım;

Hep söyleyegeldiğimiz gibi; bizim duruşmalarımızı muhalifi oynayan medya ve siyasiler izlemez. Çünkü o siyasiler devşirilmiş, üretilmiş siyasilerdir. O medya “Alaycı Kuşlar Medyası”dır. O yüzden biz onların dahil olduğu varlık âleminden değiliz. Bizim duruşmalarımızı sadece yoldaşlarımız ve Karga Kardeş izler. Karga Kardeş de peynir kapmak için izler.

Saygıdeğer Arkadaşlarım;

Hep söyledik; bizi dünyada hiçbir güç yargılayamaz, her seferinde biz yargılarız. Bizi zindana atabilir Tayyipgiller, öldürebilirler de. Ama asla yargılayamazlar! Buna güçleri yetmez!

Çünkü biz, (Mustafa Kemal portresini göstererek) bu Alfa Kurt’un torunlarıyız. 9 Eylül’de İzmir’e çıktığı günkü resmidir bu Mustafa Kemal’in.

Bakın yüzüne; bilenmiş bıçak gibi, değil mi?

Biz onun torunlarıyız. Ve benim dedem, bu Efsane Komutanın emrinde 8 yıl savaşmış, onun torunuyuz biz.

Bizi bugün buraya getirenler, bize ceza vermek isteyenlerse İngiliz’le, Fransız’la, İtalyan’la, Amerika’yla anlaşmış, sonunda onların zırhlısına binerek vatandan kaçmış hain Vahidüddin’in, İskilipli Atıf’ın, Dürrizade Abdullah’ın, Mustafa Sabri’nin torunları.

Ne yazık ki dini kullanarak, insanları Allah’la aldatarak ve Amerika’nın kucağında oynayarak iktidara geldiler, çeyrek yüzyıldır da iktidarda kaldılar. İnsanımızın kanını kuruttular. Trilyonlarca dolarlık kamu malını zimmetlerine geçirdiler, durup dinlenmeden aşırıyorlar.

Sokak röportajlarını izlediğiniz zaman ben kendimi tutamıyorum ağlıyorum. Hafta pazarlarında akşamüzerleri çıkma, çürük toplayan insanlarımızı gördüğüm zaman, konteynerlerde zincir marketlerin attığı ezik, çürük malları kapışan insanları gördüğüm zaman kendimi tutamıyorum, gözyaşlarıma boğuluyorum ve bunlara lanet okuyorum.

Bunların işi gücü vurgun, soygun. Mehmet Cengiz adlı Beşli Çeteden birinin 400 milyar liralık vergi cezası silinmiş, 200 küsur milyar liralık vergisi silinmiş. Bunlar verdikleri bütün ihalelerde, o ihalenin maliyetinin altı yedi katı halkımızdan para soyuyorlar. İşte en son Osmangazi Köprüsü 1 milyar 400 milyon liraya mal olmuş. Ama 25 yılda halkımızın alın terinden gasp edilerek o şirkete ödenecek para; 10,5 milyar dolar. Bunlar meşru kanunlarla çalışan bir iktidar değil. Bunlar Amerikan Emperyalist Haydudunun başımıza çöktürdüğü çıkar amaçlı, mafyatik bir Ortaçağcı suç örgütü.

Bunlar bizi nasıl yargılayabilir!

Bunları hep biz yargılarız. Onların mahkemelerinde yargıçları, savcıları, avukatları karşısında da onların hırsızlıklarını yolsuzluklarını bir bir ortaya koyarız. Ve yolun sonuna yaklaştı onlar, halkta bir kitle tabanları kalmadı. Şimdi “kurtar bizi Trump, kurtar bizi Thomas Barrack, kurtar bizi Abdullah Öcalan”, diyerek onların kucağına atladılar, Kaçak Saray’ın kaset tutsağı Devlet Bohçalı’nın MHP’siyle birlikte.

Ama onlar da kurtaramayacak! Eninde sonunda onlar, siz gençler göreceksiniz, bu mahkemelere gelecekler. Emri sadece kanunlardan ve vicdanından alan tarafsız ve bağımsız yargıçlardan ve savcılardan oluşan gerçek mahkemelerin huzurunda hesaba çekilecekler. Çaldıkları tek kuruşun bile hesabını verecekler. Ve işledikleri binbir suçtan dolayı onlarca kez ağırlaştırılmış müebbet cezasına çarptırılacaklar. Genç yoldaşlarım buna tanık olacak. Eninde sonunda bu dediğimiz gerçekleşecek. Ve Kuvayimilliyeci Atalarımız gibi, en sonunda yine biz kazanacağız.

Halkız, Haklıyız, Yeneceğiz!

Av. Tacettin Çolak:

Sayın Genel Başkan’ımızın 52’inci Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşması 17 Eylül ama, 17 Eylül’e gelene kadar daha yine onlarca duruşmaya bu adliyeye gelip gideceğiz. O duruşmalarda buluşmak üzere eyleme son veriyoruz. Teşekkür ediyoruz herkese.

***

Genel Başkan’ımızın konuşmasında da ifade ettiği gibi anayasa ve kanunlar dışına düşmüş bir mücrimler topluluğundan başka hiçbir şey olmayan AKP’giller’in saldırıları, Genel Başkan’ımızın ve Partimizin mücadelesini şimdiye kadar engelleyemediği gibi bundan sonra da engelleyemeyecektir.

24 Şubat 2026
HKP Genel Merkezi