Saygıdeğer Halkımız; Kaçak Saraylı Caligula’nın Baş Danışmanı söylüyor:..

Saygıdeğer Halkımız;
Kaçak Saraylı Caligula’nın Baş Danışmanı söylüyor:
Tayyip Erdoğan, Türkiye’yi bölmeye çalışıyor. O, birilerine hizmet ediyor, diye…

15 yıldan bu yana, yapıp ettiklerine bakınca da, bu tespitin gerçeği ifade ettiğini görüyoruz. ABD Emperyalistleri, Tayyip’e yaptıracaklar bu işi. Hem de tek başına. Bir sabah kalkacağız ki, adam, Türkiye’yi bölgelere, eyaletlere ayırmış, başlarına Eyalet Valisi vs. adında yöneticiler atamış.

Dikkat edelim; yeni Başkanlık Anayasası Paketinde aynen şöyle denir:

“Bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri ve yetkileri, teşkilat yapısı ile merkez ve taşra teşkilatlarının kurulması Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenir.”

Adam, kafasına göre yürütme kurumları kuruyor. Yani, kafasına göre devlet oluşturuyor. Yasa masa, hiçbir şey takmıyor. Kafasına esen her şeyi yapma ya da devlet biçimini oluşturma hakkı elde etmiş oluyor, bu sözümona yasa 16 Nisan’da kabul edilirse.

Yani, devletin sahip olduğu tüm yetkilere tek başına Kaçak Saraylı Caligula sahip olmuş oluyor.

Meclis, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, HSYK, sadece bir tabeladan ibaret kalıyor. O tabelaların arkasındaki kurumlara, tek başına Tayyip’in beğenerek, kafasına uygun bularak atayacağı insanlar yerleştiriliyor.

Böyle bir şey olabilir mi yahu?..

Bu, düpedüz Caligulalıktır, Führerliktir. Başka da hiç bir şey değil…

Bakın bunu Kaçak Saraylı’nın Sözcüsü İbrahim Kalın da şöyle diyerek kesince ifade etti, iki gün önce:

“Anayasa değişikliğiyle bir cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi kuruluyor ve kararların hızlı bir şekilde alınması sağlanıyor. Devlet otoritesi bu sayede tek elde toplanıyor.”(http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/694767/Cumhurbaskanligi_Sozcusu_ibrahim_Kalin_dan_tek_adam_itirafi.html)

Söylem, çok net, kesin ve açık, değil mi arkadaşlar?

16 Nisan’da Kaçak Saraylı Caligula galip gelirse, olacak nedir?

Aynen şu:

Devlet eşittir Tayyip.

Anayasa vs, kanun manun, yönetmelik, şu bu, eşittir Tayyip’in kafasına esen, Tayyip’in ağzından çıkan… Gerisi laf-ı güzaf. Yani, halk türkülerimizdeki doldurma mısralar gibi.

Bu doldurmaların da tamamı Tayyip’in diktatörlüğünü maskelemeye, gölgelemeye yönelik olacaktır.

Şunu da belirtmiş olalım:

Zaten 15 yıldan bu yana, Tayyip Türkiye’yi aynen böyle yönetiyor. Fiiliyatta olan, bire bir budur. Ortada Anayasa, yasa, Meclis, şu bu kalmamıştır gerçeklikte. Onların hepsi, boş birer görüntüden ibarettir.

İşte Tayyip’in de baş edemediği korkusu buradan kaynaklanmaktadır. O, yıktığı Laik Cumhuriyet’in ve onun dışında işlediği yüzlerce suçun vebalinden kurtulabilmek için, kendisini bu Başkanlık Anayasası yaveleriyle kanun kılıfı içine gizlemeye çabalamaktadır. Fakat, daha önce de defeatle söylediğimiz gibi, 16 Nisan’da sonuç ne olursa olsun, onun suçu sabittir. 16 Nisan’dan galibiyetle çıkmış olsa bile, asla hukuki bir kimlik edinemez. Diktatörlüğün hukuku olmaz günümüzde. Führerlik, Caligulalık, Tarihte kalmıştır ve de kalmalıdır.

Saygıdeğer Halkımız;

Adam ve avanesi, halkımızı ahmak yerine koyuyor. Hainane bir felaketin içine Türkiye’yi sürüklüyor, bunu da “birlik, beraberlik” demagojileri yaparak, nutukları atarak, cahil ve yoksul insanlarımıza yedirmeye çalışıyor.

Türkiye Cumhuriyeti’ne bunlardan daha büyük kötülüğü ve ihaneti, tarihinde hiç kimse yapmamıştır, yapamamıştır. O bakımdan, bu BOP taşeronları, bu ABD’nin, CIA’nın sadık hizmetkârları, bugüne dek gelmiş geçmiş hainlerden bin kat daha haindirler. Daha fazla kötülük etmişlerdir.

Saygıdeğer Halkımız;

Hâlâ uyanmayacak mısın?

Bu ihanet cephesini, bu şer örgütünü, bu çıkar amaçlı suç örgütünü, bu Hırsızlar İmparatorluğu’nu, bu hain kere hainleri sırtından atmayacak mısın?

Atmamız gerek. Atmalısın…

Yoksa, çok büyük felaketler yaşarız, korkunç acılara gark oluruz.

Uyanalım, bu gaflet uykusundan. Ve “Yeter!”, diyelim. “Dur!”, diyelim hainlere.

Halkız, Haklıyız, Yeneceğiz!

11 Mart 2017

Nurullah Ankut
HKP Genel Başkan

 

Print Friendly, PDF & Email